Üreticinin yeni gözdesi

Türkiye’de henüz yeterince tanınmıyor. Fakat farklı iklimlere uyumu, çok yönlü kullanım alanları ve yüksek katma değeriyle feijoa (kaymak ağacı), üreticinin yeni gelir kapısı olmaya aday. Verimli topraklarda dekardan bir tonun üzerinde ürün alınabilirken, kilogramı 300-400 TL’ye satılıyor.
07.10.2026 12:03 GÜNCELLEME : 14.10.2026 00:01

İREM GÜL/ Marketlerde ya da pazarlarda henüz çok sık karşılaşmadığımız bir meyve olsa da kaymak ağacı, diğer adıyla feijoa, ülkemizin farklı bölgelerinde yetiştirilebilecek bir ürün. Meyve olarak tüketilmesinin yanı sıra reçel, komposto, dolma, ezme, dondurma, pasta ve çeşitli içeceklerin yapımında da kullanılabiliyor. Ayrıca kozmetik sektöründe de değerlendirilen feijoa, gösterişli çiçekleri ve her zaman yeşil yapısıyla peyzaj tasarımlarında da tercih ediliyor. Farklı şekillerde işlenebilmesi ise meyvenin pazarlama olanaklarını ve ekonomik değerini artırıyor. Guava, ananas, çilek karışımı yoğun bir tada sahip olan feijoa, kulağınıza yabancı geliyor olabilir. Ancak bir zamanlar yabancı gözüyle baktığımız, adını telaffuz etmekte zorlandığımız kivi ve avokado bugün manav tezgahlarının vazgeçilmezi, çiftçinin ise en önemli gelir kapılarından biri haline geldi. Şimdi benzer bir başarı hikâyesini feijoa için de yazabiliriz.

Güney Amerika kökenli olan bu meyve, ülkemize 1989 yılında Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü tarafından getirildi. Feijoa, yüksek adaptasyon kabiliyeti sayesinde Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz Bölgelerinin uygun ekolojik koşullara sahip kesimlerini adeta kendi vatanı belledi. Bugün Alanya'nın sıcak sahil şeridinden Karadeniz'in nemli yamaçlarına kadar uzanan deneme bahçelerinde, fındığın veya klasik tropikal meyvelerin yanında heyecan verici bir alternatif ürün olarak yayılıyor. Aradan geçen yıllara rağmen henüz hak ettiği bilinirliğe ulaşamamış olsa da feijoa; yüksek ekonomik potansiyeli, farklı alanlarda değerlendirilebilmesi ve yetiştirme kolaylığıyla dikkat çekiyor. Sektör temsilcileri, tüketiciye ve üreticiye feijoayı daha fazla tanıttıkça yerli üretimin de artacağını, zamanla sofralarımızda kendine doğal bir yer edinebileceğini vurguluyor.

MERSİNGİLLER FAMİLYASINDAN

Mersingiller (Myrtaceae) familyasından gelen bir bitki türü olan feijoa, ülkemizde "kaymak ağacı" veya "ananas guavası" olarak da biliniyor. Kaymak ağacı ismi, meyvenin iç dokusunun yumuşak, pürüzsüz ve kremsi kıvamının kaymağa benzetilmesinden geliyor. Bitkisel tedavilerde ilaç olarak da kullanılan feijoa, meyve ve yapraklarında antioksidan, antimikrobiyal, antidiyabetik, antikoah, antiinflamatory, antiallerjik maddeler içeriyor. Feijoanın yapraklarından elde edilen sıcak çay ise şiddetli öksürük, sindirim ve solunum rahatsızlıkları, dizanteri, ülser ve diabetik rahatsızlıkların tedavisinde kullanılıyor.

Hastalık ve zararlılara karşı oldukça dirençli olan bu bitki, soğuğa dayanıklılığı ile de büyük bir avantaja sahip. Ülkemizde henüz standart bir piyasa fiyatı tam olarak oturmamış olsa da kilogramı 300 ila 400 TL arasında alıcı bularak üreticisinin yüzünü güldürüyor. Sekiz yaşını aşmış olgun bir ağacın 30-40 kilograma varan meyve verimi ve tam verimli, iyi bakılmış bir dekardan alınabilecek bir tonun üzerindeki rekolte beklentisi, bu yeşil mucizenin ticari olarak ne denli iştah kabartıcı olabileceğini gösteriyor. Özellikle iyot, C vitamini ve antioksidan yönünden zengin yapısıyla, sağlık arayışına da doğrudan cevap veren bu benzersiz ürün, her ne kadar şimdilik düşük bilinirlik gibi engellerle karşılaşsa da doğru pazarlama ve yerli üretimin gücüyle geleceğin vazgeçilmezlerinden biri olmaya aday.

ÜRÜN MİKTARI BAKIMA VE AĞACIN YAŞINA BAĞLI

Feijoa üreticisi ve fındıkçı bir aileden gelen Ferhat Ateş, sınıf öğretmenliği ve ziraat teknikerliği yaparken, yaklaşık 20 yıl önce tanıştığı feijoanın; Karadeniz iklimine uyumu ve fındığa önemli bir alternatif olabileceği düşüncesiyle bu meyvenin yetiştiriciliğine başladığını aktarıyor. Hali hazırda üç farklı bahçede yaklaşık beş dönüm alanda feijoa üretimi yaptığını aktaran Ateş, bahçelerden birinin iki yıldır ürün verdiğini ve diğerlerinin ise önümüzdeki yıllarda verime geçeceğini anlatıyor. Üretimin önümüzdeki yıllarda artacağını ifade eden Ateş, verimin; çeşide, ağacın yaşına ve bakım şartlarına göre değişkenlik gösterdiğini söylüyor. Ateş, tam verimli ve iyi bakılmış bir bahçede; dekardan yaklaşık bir tonun üzerinde ürün alan alınabileceğini vurguluyor.

Türkiye'de henüz standart bir piyasa fiyatı oluşmayan feijoanın geçen yıl kalibre edilen ürünleri kilogram başına 400 TL'den sattıklarını ifade eden Ateş, ürünün kalitesi ve doğru pazarlamanın ekonomik değerini yükselttiğini söylüyor. Kaymak ağacını diğer tropikal meyvelerle kıyaslayan Ateş, Karadeniz iklimine uyumu, yetiştiriciliğinin görece kolay olması, katma değer potansiyeli ve farklı sektörlerde kullanılabilmesinin önemli avantajlar sunduğundan söz ediyor. Akabinde Ateş, kaymak ağacının reçel, dondurma, meyve suyu, pastacılık, gazoz ve kozmetik gibi alanlarda değerlendirilebilindiğinin altını çiziyor.

FINDIĞA ALTERNATİF OLABİLİR

Üretim alanını büyütmek isteyen Ateş'in asıl hedefi ise feijoanın bölgede tanınmasını sağlamak. Ateş, Ünye Sahilköy'de kurduğu model bahçeyle üreticilere feijoayı yerinde tanıtmayı amaçlıyor. Feijoanın hem ihracatta hem de iç pazarda önemli potansiyeli olduğundan bahseden Ateş, öncelikle iç piyasa tanınması gerektiğini, ardından üretim ve kalite standartlarının gelişmesiyle ihracatın da önünün açılabileceğini düşünüyor.

Karadeniz'de fındığın yanında katma değerli alternatif ürünlerin geliştirilmesinin üreticinin gelir kaynaklarını çeşitlendireceğine dikkat çeken Ateş, feijoayı bu açıdan önemli bir fırsat olarak görüyor. Çalışmalarını Eczacı Sinan Yeğin ve Ziraat Mühendisi İbrahim Hakan Gün ile sürdüren Ateş, feijoanın uygun alanlarda ve doğru planlamayla fındığın yanında değerlendirilebileceğini vurguluyor. "Fındığı sökün, feijoa dikin" yaklaşımını doğru bulmayan Ateş, Türkiye'nin feijoa üretiminde dünya pazarında yer edinmesini sağlamak olduğunu söylüyor.

YETİŞME ALANI ÇOK GENİŞ

Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü Ziraat Yüksek Mühendisi Übeyit Seday, feijoanın ekonomik potansiyelin ortaya çıkması için bölgelere uygun çeşitlerin belirlenmesi, standart üretimin oluşturulması, hasat sonrası kayıpların azaltılması ve tüketici bilinirliğinin geliştirilmesi gerektiğini söylüyor. Bu meyvenin subtropik ve ılıman iklimlere uyum sağlayabilen bir tür olduğunu belirten Seday, Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz'in uygun ekolojik koşullara sahip kesimlerinde yetiştirilebileceğini ifade ediyor. Yalova ve Sakarya'nın yanı sıra Adana, Mersin ve Antalya çevresinde de adaptasyon çalışmaları yürütüldüğünü anlatan Seday, ticari üretimde bölgenin iklim özellikleriyle kullanılacak çeşidin uyumunun birlikte değerlendirilmesini öneriyor. İklim değişikliğinin feijoa açısından hem fırsat hem de risk taşıdığını belirten Seday, sıcaklık artışının daha ılıman bölgelerde üretim alanını genişletebileceğini ancak aşırı sıcakların bitkiyi zorlayabileceğini söylüyor. Seday, özellikle 32 derecenin üzerindeki sıcaklıkların tozlanma ve meyve tutumunu olumsuz etkileyebildiğini aktarıyor.

İHRACAT İÇİN SOĞUK ZİNCİR ŞART

Türkiye'deki üretimin az olması nedeniyle mevcut ihracat potansiyelinin de düşük olduğunu aktaran Seday, üretim artışının yanı sıra hasat sonrası sürecin doğru yönetilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Seday, Yeni Zelanda'dan ABD'ye, Asya'dan Avrupa'ya ihracatı yapılan feijoanın, kısa muhafaza ömrünün ihracatta önemli bir sınırlama oluşturduğunu ifade ediyor. Kaymak ağacı meyvesinin yaklaşık beş derece ve yüzde 90–95 oransal nemde, çeşide ve olgunluk düzeyine bağlı olarak 4–5 hafta muhafaza edildiğine değinen Seday, bu nedenle ihracatta; doğru hasat zamanı, hızlı soğuk zincir, uygun ambalajlama ve olgunluk düzeyine göre sınıflandırmanın kritik önem taşıdığını belirtiyor. Akabinde Seday, bu meyvenin uzak pazarlara ihracatında; kurutulmuş, meyve suyu, reçel ve benzeri katma değerli çeşitlerinin de alternatif olabileceğinin altını çiziyor.

Ürün çeşitlendirmek isteyen çiftçiler için feijoanın yeni bir gelir kapısı olabileceğini belirten Seday, üretim artışının mutlaka pazar gelişimiyle birlikte ilerlemesi gerektiğini vurguluyor. Plansız üretimin arz fazlası ve fiyat baskısı yaratabileceğine dikkat çeken Seday, standart fidan temini, tüketici bilinirliği ve farklı değerlendirme yöntemlerinin geliştirilmesiyle üretimin önümüzdeki yıllarda artabileceğini öngörüyor. Ancak mevcut verilerle beş yıllık üretim artışına ilişkin net bir rakam vermenin mümkün olmadığını söylüyor.

Hakan HATİPOĞLU / Tropik Meyve Tarım Gıda Paz. E-Ticaret ve Perakende Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı

"Birçok bölgede alternatif ürün olmaya aday"

Feijoa, iklimimize uyumu, kendine özgü aroması ve yüksek katma değeri nedeniyle üretimini denemeye karar verdiğimiz ürünlerden biri oldu. Bu kararı, meyveyi ilk kez tattığımızda ve yalnızca taze olarak değil; reçel, komposto, dolma ve ezme gibi farklı şekillerde de sofralarda değerlendirilebildiğini öğrendiğimizde verdik. Deneme üretimine iki yıl önce, 35 dekarlık bir alanda yaklaşık 10 fidan dikerek başladık. Fidanların iklimimize iyi adapte olduğunu ve sağlıklı şekilde geliştiğini görünce, bahçemizin bir dekarlık bölümünde 40 ağaç yetiştirmeye karar verdik. Bu yıl yaz sonunda ilk fidanlarımızı dikerek üretime başlayacağız. Kaymak meyvesinin üretimini, talebe de bağlı olarak artırmayı düşünebiliriz. Ancak şu anda bizim için bir deneme üretimi mahiyetine.

Dört-beş yaşındaki bir ağaçtan 10-20 kg, sekiz yaşından sonra ise 30-40 kg'a kadar ürün alınabiliyor. Kilogramı yaklaşık 300 TL'den alıcı bulan meyvenin, geç hasat edilmesi nedeniyle ilk beş yılda maliyetlerini karşılaması zor görünüyor. Ancak sonrasında artan rekolte ile maliyetini karşılayabiliyor. Arazi maliyetlerinin yüksek olduğu bölgelerde feijoa üretiminin çok avantajlı olmayacağını düşünüyorum. Buna karşılık ürün çeşitliliği sağlamak, uygun maliyetli arazilerde üretim yapmak veya ticari beklenti olmadan hobi bahçelerinde yetiştirmek daha mantıklı olabilir.

Kaymak meyvesi ülkemizde henüz yeterince tanınmasa da son yıllarda yürüttüğümüz tanıtım çalışmalarıyla giderek daha fazla kişi tarafından keşfediliyor. Tüketicilerden aldığımız geri dönüşler de oldukça olumlu. C vitamini, iyot, lif ve antioksidanlar açısından zengin olması ilgiyi artırırken, onu diğer meyvelerden ayıran en önemli özelliği kendine özgü tadı ve aroması. Özellikle Alanya gibi subtropikal bölgelerde kaymak meyvesi, gelecekte önemli ve alternatif bir ürün olabilir. Türkiye'nin, özellikle Alanya'nın tarımsal çeşitliliği büyük bir değer. Bu nedenle yeni ve nadir ürünleri üretmek kadar tüketiciye tanıtmak da önemli. Yerli üretim desteklendikçe bugün az bilinen birçok meyvenin gelecekte sofralarımızda daha fazla yer alacağına inanıyorum.

Feijoanın kullanım alanları

  • Çiğ olarak, ikiye bölünüp kaşıkla içi yenebilir. Kabuğu da yenilebilir ancak genellikle tercih edilmez.
  • Hoş aroması sayesinde reçel, marmelat ve jöle üretiminde kullanılıyor.
  • Dondurma, yoğurt, tatlı ve pastacılık ürünlerinde değerlendiriliyor.
  • Meyve suyu, smoothie ve aromalı içeceklerin üretiminde kullanılıyor.
  • Salatalarda değerlendiriliyor.
  • Kozmetik sektöründe çok yönlü bir şekilde değerlendirilir.
  • Yaprakları bitkisel çay yapımında kullanılıyor.
  • Gösterişli çiçekleri ve her zaman yeşil kalmasıyla peyzaj tasarımlarında da kullanılıyor.
BİZE ULAŞIN