Şehri geleceğe hazırlayan üniversite

Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, üniversitenin Eskişehir'in ekonomik gelişiminde yalnızca nitelikli insan kaynağı yetiştiren bir eğitim kurumu olmadığını, aynı zamanda Ar-Ge, girişimcilik, teknoloji transferi ve üniversite-sanayi iş birlikleriyle kentin geleceğine yön veren önemli bir aktör olduğunu söylüyor.
27.07.2026 12:26 GÜNCELLEME : 27.07.2026 12:27

Eskişehir, uzun yıllardır "öğrenci kenti" kimliğiyle anılıyor. Ancak bugün üniversitelerin kent ekonomisine katkısı yalnızca yetiştirdikleri mezunlarla sınırlı değil. Araştırma merkezlerinden teknoloji transferine, girişimcilikten sanayi iş birliklerine kadar uzanan yeni nesil üniversite modeli, şehirlerin rekabet gücünü belirleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Bu dönüşümün önemli aktörlerinden biri olan Anadolu Üniversitesi, bilgi üretimini ekonomik değere dönüştürmeyi hedefleyen çalışmalarıyla dikkat çekiyor. ARİNKOM Teknoloji Transfer Ofisi aracılığıyla akademik projelerin ticarileştirilmesi, yapay zekâ ve dijital dönüşüm odaklı yeni eğitim programları, girişimcilik ekosistemini güçlendiren uygulamalar ve Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi ile geliştirilen iş birlikleri, üniversitenin gelecek vizyonunun temel başlıklarını oluşturuyor. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir'in bilgi ekonomisindeki konumunu, üniversitenin sanayiyle kurduğu iş birliklerini, uluslararasılaşma hedeflerini ve 2035 vizyonunu PARA Dergisi'ne anlattı.

Üniversitenizin kentin ekonomik gelişimine en büyük katkısı sizce hangi alanda gerçekleşiyor?

Anadolu Üniversitesi'nin Eskişehir'e en büyük katkısı insan kaynağı ve bilgi üretimi üzerinden gerçekleşiyor. Bu şehirde yetişen her öğrenci, mezuniyetinden sonra bir meslek insanı, bir girişimci, bir araştırmacı ya da bir kültür taşıyıcısı olarak hayata karışıyor. Bu da Eskişehir'in ekonomik ve sosyal dokusunu güçlendiriyor.

Üniversitemiz aynı zamanda şehrin gündemine bilgiyle katkı sunuyor. Akademisyenlerimizin araştırmaları, öğrencilerimizin projeleri, merkezlerimizin çalışmaları ve mezunlarımızın birikimi Eskişehir'in gelişimine doğrudan temas ediyor. Biz Anadolu Üniversitesini şehirden ayrı bir kurum olarak görmüyoruz. Bu şehir bizim evimiz. Üniversitemizin ürettiği her değer, Eskişehir'in geleceğine de değer katıyor.

Üniversite-sanayi iş birliklerinde Eskişehir'i farklı kılan avantajlar nelerdir?

Eskişehir, güçlü sanayi geleneği olan bir şehir. Havacılık, raylı sistemler, seramik, makine, savunma sanayi ve yaratıcı endüstriler gibi birçok alanda köklü bir birikime sahip. Bu birikimin yanında üç büyük üniversitenin aynı şehirde bulunması Eskişehir'e çok özel bir güç kazandırıyor.

Burada sanayiciyle akademisyen aynı şehrin gündemini paylaşıyor. Öğrenci, üretim dünyasına daha erken temas edebiliyor. Mezunlarımız şehirdeki firmalarda önemli görevler üstleniyor. Bu da doğal bir iletişim ağı oluşturuyor.

Eskişehir'i farklı kılan nokta tam olarak bu. Bilgi, üretim ve şehir kültürü burada birbirine çok yakın duruyor. Biz de Anadolu Üniversitesi olarak bu yakınlığı daha kurumsal ve sürdürülebilir iş birliklerine dönüştürmek istiyoruz.

ARİNKOM İLE BİLGİ EKONOMİYE DÖNÜŞÜYOR

Akademisyenlerin geliştirdiği projelerin ticarileşmesi konusunda hangi çalışmaları yürütüyorsunuz?

Üniversitelerde üretilen bilginin ekonomik değere dönüşmesi için güçlü bir destek mekanizması gerekir. Anadolu Üniversitesi olarak bu süreci özellikle ARİNKOM Teknoloji Transfer Ofisi ve Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Birimi üzerinden sistematik bir şekilde yürütüyoruz.

ARİNKOM, akademisyenlerimizin geliştirdiği projelerin ticarileşme yolculuğunda önemli bir köprü görevi görüyor. Fikrin ortaya çıkışından itibaren patent süreçleri, fikrî mülkiyet hakları, girişimcilik destekleri, şirketleşme ve yatırımcı bulma gibi aşamalarda akademisyenlerimize rehberlik ediyor. Aynı zamanda sanayi ile akademiyi buluşturan etkinlikler, proje çağrıları ve iş birliği platformlarıyla fikirlerin doğru paydaşlarla buluşmasını sağlıyor.

BAP Birimimiz ise araştırmanın ilk aşamasında akademisyenlerimize güçlü bir finansal ve akademik destek sunuyor. Araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, prototip geliştirme süreçleri ve bilimsel çıktının oluşması bu desteklerle mümkün hale geliyor. Bu sayede akademisyenlerimiz fikirlerini daha sağlam bir zeminde geliştirerek ticarileşme aşamasına taşıyabiliyor.

Bizim yaklaşımımız, akademisyenin fikrini yalnız bırakmamak. ARİNKOM'un uygulama ve ticarileştirme gücü ile BAP'ın araştırma destekleri birleştiğinde, ortaya çıkan projelerin ekonomik değere dönüşme ihtimali çok daha güçlü hale geliyor.

Üniversitenin yürüttüğü araştırmaların sanayiye ve reel sektöre dönüşmesini sağlayan mekanizmalar nasıl işliyor?

Bu süreç çok katmanlı bir yapı üzerinden ilerliyor. İlk aşamada BAP Birimi aracılığıyla akademisyenlerimizin araştırma projeleri destekleniyor. Bu projeler, bilimsel bilgi üretiminin temelini oluşturuyor ve çoğu zaman sanayinin ihtiyaç duyduğu çözümlerin ilk adımını teşkil ediyor.

Araştırma çıktıları belirli bir olgunluğa ulaştığında ARİNKOM devreye giriyor. ARİNKOM, bu çıktıları analiz ederek hangi projelerin sanayiye aktarılabileceğini belirliyor ve ilgili sektörlerle temas kuruyor. Bu noktada teknoloji transferi, lisanslama, ortak proje geliştirme ve girişimcilik süreçleri aktif hale geliyor.

Ayrıca ARİNKOM bünyesinde yürütülen eğitimler, mentorluk programları ve girişimcilik destekleri sayesinde akademisyenler ve öğrenciler projelerini daha uygulanabilir hale getirebiliyor. Sanayi temsilcileriyle düzenlenen buluşmalar, çalıştaylar ve proje pazarları da bu sürecin önemli parçaları arasında yer alıyor.

Bu mekanizmanın en önemli özelliği süreklilik ve etkileşimdir. BAP ile başlayan araştırma süreci, ARİNKOM ile uygulamaya ve ticarileşmeye taşınıyor. Böylece üniversitede üretilen bilgi, reel sektörün ihtiyaçlarıyla buluşarak somut bir değere dönüşüyor.

GELECEĞİN SEKTÖRLERİNE BUGÜNDEN HAZIRLANIYOR

Eskişehir'in gelecekte öne çıkacak sektörleri sizce hangileri? Üniversite bu alanlara nasıl hazırlanıyor?

Eskişehir'in geleceğinde havacılık, raylı sistemler, savunma sanayi, seramik, yazılım, yapay zekâ, dijital teknolojiler, yaratıcı endüstriler ve yeşil dönüşüm odaklı alanların daha güçlü yer tutacağını düşünüyorum.

Anadolu Üniversitesi bu alanlara akademik programlarıyla, araştırma kapasitesiyle ve dijital dönüşüm vizyonuyla hazırlanıyor. Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulumuz bu açıdan çok önemli bir adım. Büyük veri, yazılım geliştirme, oyun geliştirme ve programlama gibi alanlarda gençlerimizi geleceğin mesleklerine hazırlıyoruz.

Açık öğretim tarafında da yapay zekâ destekli kodlama, veri görselleştirme ve bilgi tasarımı gibi yeni nesil programlarla bu dönüşüme katkı sunuyoruz. Eskişehir'in geleceğinde teknolojiyle üretimi, kültürle yaratıcılığı ve bilgiyle sanayiyi bir araya getiren bir ekosistem görüyoruz.

ORTAK ÜRETİM KÜLTÜRÜ GÜÇLENECEK

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi ile yürüttüğünüz iş birliklerinde önümüzdeki dönemin öncelikli başlıkları neler olacak?

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi, şehrimizin üretim gücünün en önemli merkezlerinden biri. Anadolu Üniversitesi olarak bu yapıyla kurulacak her temasın öğrencilerimiz, akademisyenlerimiz ve sanayicilerimiz için yeni fırsatlar oluşturacağına inanıyoruz.

Önümüzdeki dönemde öncelikli başlıklarımız arasında dijital dönüşüm, nitelikli insan kaynağı, uygulamalı eğitim, staj modelleri, ortak projeler ve yeşil üretim kültürü yer alıyor. Öğrencilerimizin sektörle daha erken buluşmasını istiyoruz. Sanayicimizin ihtiyaç duyduğu becerileri eğitim süreçlerimize daha güçlü yansıtmak istiyoruz.

Bu iş birliğini karşılıklı fayda üreten bir zeminde büyütmek niyetindeyiz. Üniversite bilgiyi üretir. Sanayi bu bilgiyi hayata taşır. Eskişehir'in gücü de bu ortak zeminden beslenir.

Öğrencilerin girişimci olmasını destekleyen en önemli uygulamalarınız nelerdir? Mezunların kendi şirketlerini kurmalarını teşvik edecek yeni projeler planlıyor musunuz?

Girişimcilik, gençlerin kendi fikirlerine güvenmesiyle başlar. Biz öğrencilerimizin fikir üretmesini, denemesini, proje geliştirmesini ve hata yapmaktan korkmadan öğrenmesini önemsiyoruz.

Bu nedenle öğrenci kulüplerini, kariyer çalışmalarını, proje tabanlı öğrenme süreçlerini ve sektör buluşmalarını destekliyoruz. Mezunlarımızla öğrencilerimizi bir araya getiren etkinlikleri de çok kıymetli buluyoruz. Çünkü genç bir öğrenci, kendisiyle aynı sıralardan geçmiş bir mezunun başarı hikâyesini dinlediğinde kendi yoluna daha cesaretle bakıyor.

Önümüzdeki dönemde girişimcilik desteklerini daha görünür hale getirmek istiyoruz. Öğrencilerimizin fikirlerini iş modeline dönüştürebilecekleri, mezunlarımızın da bu süreçte mentorluk yapabileceği daha güçlü bir ağ kurmayı hedefliyoruz.

YAPAY ZEKA ÖNCELİKLİ ALANLARDAN

Yapay zekâ, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm alanlarında üniversitenin öncelikleri nelerdir?

Yapay zekâ, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm bugün yükseköğretimin en temel gündemleri arasında yer alıyor. Bu üç alan geleceğin mesleklerini, üretim biçimlerini ve toplumsal yaşamı doğrudan etkiliyor.

Anadolu Üniversitesi olarak önceliğimiz, öğrencilerimizin bu dönüşümü anlayan ve yön verebilen bireyler olarak yetişmesidir. Yapay zekâyı eğitimde, araştırmada ve yönetsel süreçlerde insan merkezli bir anlayışla ele alıyoruz. Dijital dönüşümü açık öğretim birikimimiz, yeni programlarımız ve öğrenme teknolojilerimizle güçlendiriyoruz.

Yeşil dönüşüm tarafında da sürdürülebilirlik bilincini kampüs yaşamından akademik çalışmalara kadar geniş bir alanda önemsiyoruz. Geleceğin üniversitesi, teknolojiye uyum sağlayan ve çevreye karşı sorumluluk taşıyan bir üniversite olmalıdır.

Uluslararası öğrenci sayısındaki artış kent ekonomisine nasıl yansıyor?

Uluslararası öğrenciler bir şehre ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan önemli katkılar sunar. Eskişehir bu anlamda çok güçlü bir öğrenci şehri. Farklı ülkelerden gelen gençler burada eğitim alıyor, şehir yaşamına katılıyor, kültürel çeşitliliği artırıyor ve Eskişehir'in dünyayla kurduğu bağı güçlendiriyor.

Bu öğrenciler şehir ekonomisine de doğrudan katkı sağlıyor. Barınma, ulaşım, yeme içme, kültür sanat ve günlük yaşam alanlarında canlılık oluşturuyorlar. Daha önemlisi, Eskişehir'i kendi ülkelerinde tanıtan gönüllü kültür elçileri haline geliyorlar.

Biz uluslararası öğrencileri üniversitemizin küresel vizyonunun çok değerli bir parçası olarak görüyoruz. Onların Eskişehir'de kendilerini evlerinde hissetmelerini önemsiyoruz.

ESKİŞEHİR'İN 2035 VİZYONU

2035'in Eskişehir'ini düşündüğünüzde Anadolu Üniversitesi bu dönüşümün neresinde olacak?

2035'in Eskişehir'inde Anadolu Üniversitesi'ni şehrin bilgi, teknoloji, kültür ve insan kaynağı merkezlerinden biri olarak görüyorum. Eskişehir'in öğrenci şehri kimliği daha da güçlenecek. Teknoloji, sanayi, kültür ve eğitim daha iç içe geçecek.

Anadolu Üniversitesi bu dönüşümde izleyen bir kurum olmayacak. Yön veren, fikir üreten, insan yetiştiren ve şehri geleceğe hazırlayan ana aktörlerden biri olacak.

Bizim hayalimiz, Eskişehir'i bilginin üretildiği, teknolojinin geliştirildiği, kültürün yaşatıldığı ve gençlerin geleceğe umutla baktığı bir merkez olarak daha güçlü bir noktaya taşımaktır. Anadolu Üniversitesi de bu yolculuğun en önemli taşıyıcılarından biri olmaya devam edecek.

Bugünden hangi yatırımları yapıyorsunuz?

Bugünden yaptığımız en önemli yatırım insana yapılan yatırımdır. Öğrencilerimize, akademisyenlerimize, araştırma altyapımıza, dijital öğrenme kapasitemize ve şehirle kurduğumuz iş birliklerine yatırım yapıyoruz.

Yeni nesil programlar açıyoruz. Dijital dönüşüm alanında kapasitemizi güçlendiriyoruz. Bilimsel yayın ve proje kültürünü destekliyoruz. Öğrencilerimizin kampüs yaşamını iyileştirecek adımlar atıyoruz. Mezunlarımızla bağımızı güçlendiriyoruz. Sanayiyle, kamu kurumlarıyla ve yerel paydaşlarla daha yakın çalışıyoruz.

Bugünün yatırımı yarının üniversitesini kurar. Biz Anadolu Üniversitesi'ni 2035'e daha üretken, daha görünür, daha güçlü ve dünyayla daha fazla temas kuran bir yükseköğretim markası olarak taşımak için çalışıyoruz.

BİZE ULAŞIN