“Enerji Dönüşümünün Yeni Yol Haritası” Masaya Yatırıldı

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayesinde Turkuvaz Medya Grubu tarafından “Değişen Dünyanın Merkezinde Enerji ve Doğal Kaynaklar” ana temasıyla düzenlenen II. Doğal Kaynaklar Zirvesi’nin son oturumunda enerji geçişi konuşuldu.
22.05.2026 19:38 GÜNCELLEME : 22.05.2026 19:39

İkinci Doğal Kaynaklar Zirvesi (INRES) İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde dokuz ülkeden yedi bakan ve üç bakan yardımcısının yanı sıra 45 ülkeden enerji ve maden sektörü temsilcileri, uluslararası kuruluşlar, akademisyenler ve iş dünyasının önde gelen isimlerinin katılımıyla hayata geçirildi. Zirvenin son oturumu Daily Sabah Yayın Koordinatörü Mehmet Çelik moderatörlüğünde "Enerji Geçişini Tasarlamak: Zorluklar ve Fırsatlar" ana temasıyla gerçekleştirildi. Panele Bulgaristan Enerji Bakan Yardımcısı Kiril Temelkov, Romanya Enerji Bakanlığı Müsteşarı Cristian Silviu Buşoi, Dünya Bankası Kıdemli Enerji Ekonomisti Claire Nicolas, EBRD Türkiye Başkan Yardımcısı Mehmet Erdem Yaşar ve EPİAŞ CEO'su Taha Arvas katıldı.

Panelde öne çıkan ortak mesaj ise enerji dönüşümünün yalnızca yenilenebilir enerji yatırımlarıyla sınırlı olmadığı güçlü şebeke altyapıları, enterkonneksiyon projeleri, kritik mineral tedariki, enerji depolama sistemleri ve bölgesel iş birliklerinin dönüşümün temel yapı taşları olduğu yönünde oldu.

Enterkonneksiyon ve çeşitlendirme kritik

Panelde ilk sözü alan Bulgaristan Enerji Bakan Yardımcısı Kiril Temelkov, enerji dönüşümünün yalnızca karbonsuzlaşma süreci olarak görülmemesi gerektiğini belirterek enerjiye bakış açısının değiştiğini söyledi. Geçmişte enerjinin çoğunlukla fiyat üzerinden değerlendirildiğini ifade eden Temelkov, bugün ise arz güvenliği, tedarik güvenilirliği, erişilebilirlik, bağımlılıkların azaltılması ve çevresel sürdürülebilirliğin birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Enerji altyapılarının artık küresel krizlerin ilk hedeflerinden biri haline geldiğini söyleyen Temelkov, enerji sistemlerinin güvenliğinin toplumlar açısından kritik önemde olduğunu belirtti. Enerji güvenliğinin sağlanmasında enterkonneksiyon ve çeşitlendirmenin temel rol oynadığını ifade eden Temelkov, komşu ülkeler arasında kurulacak güçlü bağlantılar sayesinde alternatif tedarik güzergahlarının oluşturulabileceğini kaydetti.

Farklı enerji kaynaklarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Temelkov, doğalgaz, nükleer, hidroelektrik ve rüzgar gibi kaynakların birlikte kullanılmasıyla hem güvenilir hem de çevre dostu sistemler kurulabileceğini söyledi. Şebeke altyapılarının enerji dönüşümünün merkezinde yer aldığını vurgulayan Temelkov, Bulgaristan'ın Türkiye, Romanya ve Yunanistan ile enerji iş birliklerini güçlendirdiğini ifade etti.

Romanya'nın doğalgaz üretim kapasitesi artacak

Panelde ikinci sözü alan Romanya Enerji Bakanlığı Müsteşarı Cristian Silviu Buşoi ise enerji dönüşümünün artık yalnızca çevresel bir hedef değil; dayanıklılık, rekabetçilik ve stratejik güvenlik konusu haline geldiğini söyledi. Avrupa'da Ukrayna Savaşı ve enerji krizinin ardından enerji politikalarında önemli değişiklikler yaşandığını belirten Buşoi, Avrupa Birliği'nin artık enerji güvenliği ve arz çeşitliliğine daha fazla odaklandığını ifade etti. Romanya'nın yenilenebilir enerjiye büyük yatırımlar yaptığını belirten Buşoi, Türk şirketlerinin de Romanya'da enerji üretimi, iletim ve dağıtım projelerinde aktif rol üstlendiğini söyledi. Hidroelektrik kapasitesini büyütmeyi hedeflediklerini ifade eden Buşoi, nükleer enerji alanında da yeni yatırımlar planladıklarını kaydetti.

Romanya'nın doğalgaz üretiminde Avrupa'nın en büyük üreticisi konumunda olduğunu belirten Buşoi, Karadeniz'deki Neptune Deep sahasının devreye girmesiyle üretim kapasitesinin daha da artacağını açıkladı. Güney Gaz Koridoru ve dikey koridor projelerinin bölgesel enerji güvenliği açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Buşoi, Türkiye'nin Avrupa'nın enerji arz güvenliği açısından kritik bir aktör olduğunu söyledi.

Elektrik enterkonneksiyonlarının artırılmasının Avrupa'nın temel önceliklerinden biri olduğunu belirten Buşoi, Azerbaycan-Gürcistan-Romanya-Macaristan yeşil elektrik kablosu projesinin bölgesel enerji entegrasyonu açısından önemli olduğunu ifade etti. Türkiye'nin liderlik ettiği projelerde yer almak istediklerini de sözlerine ekledi.

Claıre Nicolas: "Enerjide dönüşüm üç ayaklı tabure gibi"

Dünya Bankası Kıdemli Enerji Ekonomisti Claire Nicolas ise enerji dönüşümünde düzenleyici reformlar, şebeke yatırımları ve finansmanın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirtti. Nicolas, enerji dönüşümünün "üç ayaklı bir tabureye" benzediğini ifade ederek, eksik kalan her unsurun sistemi zayıflatacağını söyledi.

Özellikle gelişmekte olan ekonomilerde sermaye maliyetlerinin yüksek olduğuna dikkat çeken Nicolas, yatırımcı güveni oluşturmanın en önemli unsurunun güçlü ve güvenilir enerji planlaması olduğunu vurguladı. Türkiye'nin 2035 hedefleri ve düzenli gerçekleştirilen yenilenebilir enerji ihalelerinin yatırımcılar açısından güçlü bir güven mesajı verdiğini belirten Nicolas, kamu hizmeti şirketlerinin finansal yapılarının güçlendirilmesinin de kritik olduğunu ifade etti. Nicolas, şebeke yatırımları, garanti mekanizmaları ve finansal risk azaltma araçlarının aynı anda devreye alınmasının özel sektör yatırımlarını artıracağını söyledi.

En büyük darboğaz şebeke altyapısı

Panelde söz alan EBRD Türkiye Başkan Yardımcısı Mehmet Erdem Yaşar da enerji dönüşümündeki en büyük darboğazın şebeke altyapısı olduğunu ifade etti. Türkiye'nin yenilenebilir enerji kapasitesinde önemli ilerleme kaydettiğini belirten Yaşar, bugün temel sorunun proje geliştirmek değil, projeleri hayata geçirmek olduğunu söyledi. YEKA ihalelerinin yatırımcı ilgisini artırdığını belirten Yaşar, şebeke altyapısının proje geliştirme süreçleriyle paralel ilerlememesi halinde izin süreçlerinin uzadığını ve bunun yatırımları geciktirdiğini kaydetti. Türkiye'de yenilenebilir enerji finansmanı açısından ciddi likidite bulunduğunu belirten Yaşar, kaliteli projelerin yatırımcı çekmeye devam ettiğini söyledi. Kritik minerallerin enerji dönüşümünün temel unsurlarından biri haline geldiğini ifade eden Yaşar, yenilenebilir enerji sistemleri, bataryalar ve depolama teknolojilerinin güvenilir kritik mineral tedariki olmadan mümkün olmayacağını vurguladı.

Şebeke yatırımları öncelikli

EPİAŞ CEO'su Taha Arvas ise enerji dönüşümünde şebeke altyapısı, finansman ve düzenleyici çevikliğin birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Şebeke yatırımlarının zamanında tamamlanamaması halinde enerji dönüşüm hedeflerinin risk altına girebileceğini belirten Arvas, yenilenebilir enerji kaynaklarının bulunduğu her noktaya kısa sürede şebeke ulaştırmanın teknik açıdan kolay olmadığını ifade etti.

Paris İklim Anlaşması hedeflerinin gerçekleşmesi için önümüzdeki 15-20 yılda insanlık tarihindeki toplam bakır üretiminden daha fazla bakır çıkarılması gerektiğini söyleyen Arvas, kritik minerallerin enerji dönüşümünde belirleyici rol oynayacağını kaydetti. Batarya depolama teknolojilerinin önemine dikkat çeken Arvas, enterkonneksiyon yatırımlarının da enerji güvenliği açısından kritik olduğunu söyledi. Türkiye'nin zaman zaman komşu ülkelerden elektrik ithal ettiğini hatırlatan Arvas, bölgesel şebeke entegrasyonunun güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Elektrik talebinin yapay zeka ve dijitalleşme ile birlikte hızla artacağına dikkat çeken Arvas, enerji üretiminde çeşitliliğin zorunlu hale geldiğini ifade etti. Nükleer enerjinin bu süreçte kritik rol oynayacağını belirten Arvas, Avrupa'da nükleer enerjiye yönelik yaklaşımın da değişmeye başladığını söyledi.

BİZE ULAŞIN