ÖZBEY MEN/ Son yıllarda yaşanan ekonomik krizler ve özellikle Rusya-Ukrayna savaşından ötürü ihracatta bekledikleri büyümeyi yakalayamayan deri ve kürk konfeksiyon üreticilerinin yüzleri nihayet gülmeye başladı. Bunun en önemli nedeni, deri ve kürkün bu yıl moda endüstrisine güçlü bir şekilde geri dönüşü. Dünyanın önde gelen moda markaları bu ürünlere koleksiyonlarında geniş olarak yer verince hem bu markaların hem de genel olarak bu ürünlerin talebinde ciddi bir artış gözleniyor.
2025 yılının tüm dünyada kriz yılı olarak geçtiğini belirten Luigi Deri Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Ticaret Odası Meclis Üyesi Musa Evin, bunun yanında Rusya-Ukrayna Savaşı'nın da devam ettiğini, buna rağmen Türkiye'nin deri kürk konfeksiyon ihracatının gerilemediğinin altını çiziyor. Bunun, deri ve kürk konfeksiyon ürünlerinde Türkiye'nin dünyada bir marka olmasından kaynaklandığını belirten Evin, Zeytinburnu'nun da bu sektörde tüm dünyanın bildiği, tanıdığı bir moda merkezi olduğunu vurguluyor. Türkiye'ye gelen her turistin buradan mutlaka Türk derisi veya kürkü almak istediğini belirten Evin, Türk deri kürk konfeksiyon sektörünün cari fazla veren ender sektörlerden biri olduğunu ifade ediyor. Bu yıl itibariyle deri kürk ürünlerinin dünyada yeniden moda olduğunu hatırlatan Evin, önümüzdeki dönemde bu ürünlerin talebinde ciddi bir artış beklediklerini söylüyor.
"RAKİBİMİZ YOK"
Deri kürk konfeksiyon ürünlerine olan talebin ülkelere göre değişim gösterdiğini ifade eden Evin, bunun en büyük nedenlerinden ikisinin iklim koşulları ve alım gücü olduğunu kaydediyor. Kuzey ülkelerinde daha çok soğuktan korunacak ürünler tercih edilirken, güney kesimlerde daha ince ürünlerin talep gördüğünü belirten Evin, kadınlarda şu anda en çok uzun trenckot ve oversize büyük ve geniş kalıpların tercih edildiğini, erkeklerde ise özellikle süet güderi tarzı ürünlere yoğun ilgi olduğunu vurguluyor. Yaşanan ticaret savaşlarının deri konfeksiyon sektörünü de olumsuz etkilediğini aktaran Evin, ancak diğer sektörlere nazaran bu gidişattan daha az etkilendiklerini belirtiyor. Evin, sözlerine şeyle devam ediyor:
"Çünkü Türk deri kürk konfeksiyon sektörü dünyada bir numara, rakibimiz yok. Diğer tüm üretici ülkelerin tümü kalitesiz ürünler yapıyor. Yetişmiş eleman sorunumuzu çözebilirsek, sektör daha hızlı büyüyecek. Meslek liselerinin müfredatı yetersiz. Bence meslek ortaokulları bir an önce açılmalı. Yeni pazarlara girmek için çaba sarf ediyoruz. Amerika ve Kanada pazarına yaptığımız ihracatı arttırmak için gerek İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği gerekse İstanbul Ticaret Odası ticari heyetler düzenleyerek bizi destekliyor. Ayrıca İtalya'ya yaptığımız ihracatı da arttırmayı hedefliyoruz. Fuarlara katılırken önemli devlet desteklerinden, teşviklerinden faydalanıyoruz ancak bu desteklerin daha önce verilmesi ihracatımızı arttıracaktır."
"PİYASA HAREKETLİ"
Moda Kürk Deri Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı ve Organik Giyim Sanayicileri Derneği (OGSD) Başkanı Ali Yavuz Boynukısa da dünyada deri ve kürk konfeksiyon ürünlerine talebin çok eski dönemlere nazaran düşük olmakla birlikte yeniden belirli bir seviyeye ulaştığını söylüyor. Ürettikleri özellikle kürklü ürünlerin Doğu Avrupa, Rusya ve ABD pazarında ilgi gördüğünü belirten Boynukısa, bu ülkelerden gelen siparişleri yetiştirmeye çalıştıklarını ifade ediyor. Çin ile Amerika arasındaki ticaret savaşlarının genel olarak Zeytinburnu piyasasına olumlu yansıdığını vurgulayan Boynukısa, piyasanın hareketli olmasına karşın, artan maliyetler nedeniyle sorun yaşadıklarına işaret ediyor. Boynukısa, "Piyasanın henüz istediğimiz ölçüde toparlandığını söyleyemeyiz. Bir yandan artan maliyetler, diğer yandan düşük kur nedeniyle üretimimiz aksıyor. Rusya-Ukrayna savaşından sonra pazarımızı Doğu'dan Batı'ya kaydırdık. Bunda başarılı da olduk. Yeni pazarlar sektörümüz için son derece önemli. Şimdi bu pazarları büyütmemiz gerekiyor. Nitekim bu konuda güçlü adımlar atıyoruz. Fakat bu maliyetlerle bunu yapmakta zorlanıyoruz. Döviz kurunun olması gerektiği yere gelmesini ve ihracattaki bazı bürokratik sorunların çözülmesini bekliyoruz" diyor.
"HEDEFİMİZ JAPONYA VE KORE"
Suedmod Dericilik Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Geçgören, deri konfeksiyon sektörünün özellikle süed modasının başladığı geçen yıldan bu yana canlı olduğunu vurguluyor. Türk deri ürünlerinin de dünyada talep gördüğünü belirten Geçgören, bu yıl için belirledikleri hedefleri tutturmaya çalıştıklarını dile getiriyor. Ortadoğu'daki savaşın genel olarak piyasaları bozduğunu hatırlatan Geçgören, bunun yanında artan maliyetlerin de üretimlerini olumsuz etkilediğini ifade ediyor. Geçgören, sözlerini şöyle sürdürüyor:
"Türkiye'de enflasyondan kaynaklı yükselen maaliyetler maalesef dünya pazarlarında rekabetçi olmamızı ortadan kaldırıyor. Hedef fiyatları tutturmakta çok zorlanıyoruz. Talebe baktığımızda deri ve süet ürünler ön plana çıkıyor. Blazer ceket ve kabanlara ilgi yüksek. Deri konfeksiyon sektöründe sezon kısa olduğu için farklı pazarlara girip, üretim kapasitelerimizi doldurmamız gerekiyor. Yeni pazar arayışlarımız sürekli devam ediyor. Bu sene özellikle Japonya ve Kore ilgi alanımızda. Şu anda B2B görüşmeler yapıyoruz. Diğer taraftan müşteri ziyaretlerimiz devam etmekte. Bu pazarlarda başarılı olmamızın en önemli kriteri maliyet. Arka bahçeleri Çin olduğu için fiyat tutturmakta zorlanıyoruz."
"AKDENİZ ÜLKELERİNE YÖNELDİK"
AFC Giyim Sanayi ve Ticaret şirket ortağı Kaan Konya ise deri konfeksiyon ürünlerine şu anda dünyanın hemen her yerinden ilgi olduğunu belirtiyor. Türk derisinin dünyada tanındığını ve marka algısının yüksek olduğunu söyleyen Konya, bu yıl özellikle İspanya, İtalya, Yunanistan gibi Akdeniz ülkelerine yöneldiklerini vurguluyor. Koleksiyonlarında geniş olarak yer alan çift taraflı giyilebilen modellerin söz konusu bu pazarlarda büyük talep gördüğünü kaydeden Konya, sözlerini şöyle tamamlıyor:
"Çift taraflı giyilebilen ince ürünler (0.4mm-0.6 mm arası) üretiyoruz. Genellikle oğlak napato ya da metis süet derilerini çalışıyoruz. İlkbahar, sonbahar ve serin yaz akşamları için uygun ürünlerimiz. 100'den fazla modelimiz var. Bunlar hem ince, hem de yumuşak. Çift taraflı giyilebildikleri için aynı zamanda fonksiyonel. Ürünlerimizin katma değeri yüksek. İnce olmalarına rağmen oğlak derisinin lif yapısı sıkı olduğu için havalar gerçekten soğuk olmadıkça giyeni üşütmez."
Desa'dan "tek ceket, üç stil"
Deri sektörünün önde gelen üretici ve perakende şirketlerinden Desa 2026 İlkbahar-Yaz Erkek Koleksiyonunu piyasaya sundu. Koleksiyonun merkezinde yer alan "Tek Ceket Üç Stil" konsepti, minimal deri tasarımları ve hibrit deri-tekstil birlikteliklerini fonksiyonel bir şıklıkla buluşturuyor. Sürdürülebilirlik odağında hazırlanan bu özel seçki, astarsız formları ve doğadan ilham alan sıcak renk paletiyle modern erkeğin bahar gardırobunu yeniden tanımlıyor. Yeni erkek koleksiyon, şehrin ritminden beslenen yeni bir tavrın ifadesi olarak öne çıkarken özellikle Z kuşağı ile güçlü ve samimi bir bağ kuruyor. Kurallara meydan okuyan, gösterişten uzak ama karakteri net bir duruş sergileyen koleksiyon, modern şehir hayatının sert çizgilerine karşı hafifliği ve fonksiyonelliği savunuyor. Minimal çizgiler, rahat oversize kalıplar ve deri ile tekstilin hibrit birlikteliği koleksiyonun ana omurgasını oluştururken; her bir parça sürdürülebilirliğe duyarlı, uzun ömürlü ve bilinçli bir tasarım anlayışıyla hayat buluyor. "Urban Code" başlığı altında sunulan minimal deri ceketler, net omuz hattı ve sade kapama detaylarıyla zamansız bir şıklık vadediyor. Tek bir ceketle üç farklı stil yaratmaya olanak tanıyan çok amaçlı tasarım anlayışı, günümüz erkeğinin değişken yaşam temposuna kusursuz bir uyum sağlıyor. Mevsim geçişlerinin anahtar parçası niteliğindeki camel renk oversize blazerlar ve gömlek ceketlerin yanı sıra koleksiyonda dikkat çeken worker ceketler, kumaş garni detaylarıyla zenginleştirilmiş yapılarıyla ön plana çıkıyor. Bu sezon deri ürünler; astarsız formlarıyla baharın hafifliğini teninizde hissettiriyor. Yıkanmış kanvas ve jean gibi kumaşların deri ile harmanlandığı hibrit parçalar, kalitesiyle öne çıkan detayları ve usta işçiliğiyle modern stilin sınırlarını genişletiyor. Bej, haki, kahve ve taba tonlarının hakim olduğu koleksiyonda; deri ceketlerin şortlar, sneakerlar ve spor keplerle tamamlandığı dinamik kombinler, sosyal olarak aktif ve havalı erkek profilini temsil ediyor.