Gayrimenkulden kazanmak için çok cazip

Kuzey Kıbrıs, sterlin bazlı yüksek kira getirisi ve 8-12 yıla düşen amortisman süreleriyle Akdeniz’in en kârlı gayrimenkul rotasına dönüştü. Uzmanlar; turizm odaklı "resort yaşam" konseptlerinin ve Türk yatırımcılara sunulan altı konutluk alım izninin, adayı enflasyona karşı döviz bazlı bir "finansal kale" haline getirdiğini vurguluyor.
04.04.2026 10:40 GÜNCELLEME : 07.04.2026 00:02

AYŞEGÜL KÜÇÜKKURT ZOR / Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, 2024 ve 2025 yıllarında sadece bir tatil destinasyonu olmanın ötesine geçerek, küresel sermayenin ve vizyoner yatırımcıların yeni "güvenli limanı" haline geldi. Adanın kuzey sahil şeridinde yükselen modern rezidanslar ve butik resort projeleri, bugün yatırımcısına Avrupa metropollerinde bile hayal edilemeyen bir "finansal kaldıraç" sunuyor. Gayrimenkul otoritelerinin ortak paydada buluştuğu en çarpıcı gerçek şu: Kıbrıs, artık sadece mülk sahibi olunan bir ada değil, sterlin bazlı getirisiyle enflasyona karşı çelikten bir zırh kuşanmış stratejik bir portföy yönetim merkezi.

KKTC'deki kârlılık denkleminin en güçlü çarpanı, turizm potansiyelinin doğrudan konut piyasasına enjekte edilmesi. Pandemi sonrası değişen küresel tatil alışkanlıkları, turistleri dev otel komplekslerinden "kendine ait" lüks kiralık villalara ve akıllı rezidanslara yöneltti. Uzmanlar, bu yeni nesil konaklama modelinin mülk sahiplerine Airbnb gibi dijital araçlar üzerinden döviz cinsinden kesintisiz nakit akışı sağladığını vurguluyor. Yılda 300 günü aşan güneşli iklim turizm sezonunu tüm yıla yayarken, kıyı bölgelerindeki konutların geri dönüş (amortisman) süresini 8-10 yıl gibi rekor seviyelere çekerek Kıbrıs'ı Akdeniz havzasının kârlılık şampiyonu konumuna yükseltiyor.

SON BEŞ YILDA YÜZDE 45 DEĞERLENDİ

İş dünyası temsilcileri ve gayrimenkul duayenleri, Kıbrıs piyasasını cazip kılan asıl "sihrin" para birimi ve mülkiyet avantajı olduğunu belirtiyor. Konut üretim maliyetlerinin döviz endeksli olmasına rağmen, satış ve kira bedellerinin dünyanın en yaygın üçüncü para birimi olan İngiliz Sterlini (GBP) üzerinden gerçekleşmesi, yatırımcıyı yerel kur şoklarından tamamen izole ediyor. Özellikle Girne-Esentepe hattında son beş yılda yaşanan yüzde 45'lere varan yıllık değer artışı, adayı İtalya ve İspanya gibi geleneksel rakiplerine karşı "yüksek getiri-düşük maliyet" ekseninde benzersiz bir noktaya taşıyor.

Bugün KKTC gayrimenkul piyasası; Taylandlı dev otel zincirlerinden global mimarlık ofislerine kadar dev iş birliklerine ev sahipliği yapıyor. Ancak bu "altın çağ", sadece lüks konutla sınırlı kalmıyor; yerel halkın barınma ihtiyacını gözeten sosyal konut hamleleri ve yeşil enerji dönüşümüyle de taçlanıyor. Ekonomi dünyasının merceğindeki bu dosya; lojistik imkanları, güvenlik endeksindeki üstünlüğü ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına sunulan altı konutluk özel yatırım izni gibi ayrıcalıklarla, Akdeniz'in kalbinde yeni bir ekonomik yükselişin haritasını çıkarıyor.

"LİMAN KENTLERİ LOKOMOTİF GÖREVİ GÖRÜYOR"

Ekonomi dünyasının merceğindeki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), 2024 ve 2025 döneminde gayrimenkul sektöründe altın çağını yaşadı. Piyasayı derinlemesine analiz eden Gayrimenkul Uzmanı Şule Alp, adadaki fiyat dinamiklerinden yeni nesil konut trendlerine kadar merak edilen tüm detayları değerlendirdi. Kıbrıs gayrimenkul piyasası, küresel yatırımcıların ilgisiyle son yılların en hareketli dönemlerinden birini geçiriyor. Bölgedeki bu değişimi yorumlayan Alp, piyasanın şu an fiyat artışları, yabancı talep patlaması ve sürdürülebilirlik odaklı projelerle karakterize edildiğini ifade ediyor. Alp'e göre bu dinamikler, büyük fırsatların yanı sıra stratejik riskleri de beraberinde getiriyor. Talebin bölgesel dağılımını analiz eden Alp; özellikle Limassol ve Paphos gibi sahil kentlerinin lüks konut ve villa segmentinde başı çektiğini dile getiriyor. Alp, "Larnaka, yatırımcılar tarafından değer kazanma potansiyeli en yüksek bölge olarak görülürken; Nikosya, yerli ve orta gelirli alıcıyla daha dengeli bir pazar sunuyor" diyor. Yatırımcıların artık sadece ev değil, bir yaşam standardı satın aldığını belirten Alp, sahil şeridinde müstakil villaların, şehir merkezlerinde ise 1-2 yatak odalı kiralama odaklı dairelerin ön planda olduğunu ifade ediyor.

Piyasadaki fiyat artışlarına dikkat çeken Alp, 2025 itibarıyla özellikle villa segmentinin dairelere göre daha hızlı değer kazandığını rakamlarla örnek vererek anlatıyor. Yıllık fiyat artışının Paphos'ta yüzde 12-13, Limassol'da ise yüzde 5-6 seviyelerinde seyrettiğini, ancak bu yükselişin bir madalyonun iki yüzü gibi olduğunu ifade eden Alp, yatırımcılara şu uyarılarda bulunuyor: "Yabancı yatırımcı ilgisi fiyatları yukarı çekerken, yerli halk için konut erişilebilirliği ciddi bir sorun haline geliyor. Limassol'da kiraların 2 bin 700 euro ile 4 bin 500 euro bandına çıkması, orta ve alt gelir grubu üzerinde büyük bir ekonomik baskı oluşturuyor."

"GELECEK SÜRDÜRÜLEBİLİR PROJELERDE"

Yeni projelerin çehre değiştirdiğini vurgulayan Alp; güneş panelleri, su geri dönüşüm sistemleri ve akıllı ev teknolojilerinin artık bir tercih değil standart haline gelmeye başladığını ifade ediyor. Bu projelerin yüksek kira getirisi ve uzun vadeli değer artışı sunduğunu ancak altyapı (yol, su, elektrik) üzerindeki yükün yerel yönetimlerle eş güdümlü yönetilmesi gerektiğinin de altını çiziyor. Önümüzdeki 1-2 yıllık perspektifte piyasada bir "normalleşme" beklediğini ifade eden Alp, beklentilerini şu sözlerle özetliyor:

"Fiyat artış hızında bir yavaşlama olsa da durgunluk beklenmiyor. Nakit alım yapan yabancı yatırımcı piyasanın ana belirleyicisi olmaya devam edecek. Yeşil bina standartlarına sahip projeler, rakiplerine fark atacak. Kıbrıs stabil büyüme, kaliteli proje ve yabancı talebe bağımlılık ekseninde bir evreye girdi. Yatırımcıların mülkiyet hakları ve likidite risklerini gözeterek stratejik kararlar alması gerekiyor."

"KIBRIS'TA ÇİFT YÖNLÜ PAZAR"

Gayrimenkul dünyasının duayen isimlerinden Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı ise adayı "Güney" ve "Kuzey" olarak iki ayrı dinamikle değerlendirmek gerektiğini vurgularken, özellikle KKTC'nin kira çarpanı açısından Akdeniz'in en yüksek potansiyelli bölgesi olduğunu belirtiyor. Kıbrıs genelindeki konut piyasasını güncel veriler ışığında yorumlayan Özelmacıklı, 2024 sonu ve 2025 başı itibarıyla piyasada yeni bir evreye girildiğini belirterek, adanın her iki tarafında da yabancı yatırımcı etkisinin sürdüğünü ancak fiyat artış hızlarında bir "vites küçültme" yaşandığını dile getiriyor. Güney Kıbrıs pazarını PwC (Denetim, Vergi ve Danışmanlık Hizmetleri Şirketi) verileriyle analiz eden Özelmacıklı; "2024 yılında yabancılar 6 bin 228 mülk satın aldı. Bu rakamın bir önceki yıla göre hafif bir düşüş gösterdiğini ancak yabancı talebinin hala piyasanın ana belirleyicisi olduğunu görüyoruz. Baf ve Limassol yabancı alıcıların odak noktası olmaya devam ediyor. Apartman daireleri hem alım hem de kısa dönem kiralama avantajıyla müstakil villa segmentini yıllık büyüme temposunda geride bıraktı" diye konuşuyor.

"AMORTİSMAN SÜRESİ 10 YILA KADAR DÜŞTÜ"

Kuzey Kıbrıs (KKTC) tarafında ise çok daha agresif bir yatırım potansiyeli olduğuna dikkat çeken Özelmacıklı, İskele Long Beach bölgesinin Forbes dergisine konu olan gelişimine vurgu yapıyor. Özelmacıklı, "KKTC'de sterlin bazlı kira getirisi ve vadeli ödeme planları sayesinde amortisman süreleri 10-12 yıl bandına indi. Bu rakamlar, yatırım çarpanı açısından KKTC'yi Akdeniz'in en kârlı bölgesi yapıyor" diyor. İtalya ve İspanya gibi ülkelerdeki fiyatların Kıbrıs'ın 3-4 katı olduğunu hatırlatan Özelmacıklı, bölgedeki fiyat endeksinin güneye göre üç kat daha uygun olduğunun altını çiziyor.

Yükselen fiyatların yerel halk üzerindeki baskısına da değinen Özelmacıklı, ücret artışlarının konut fiyatlarının gerisinde kaldığını, özellikle ilk kez ev alacaklar için kredi koşullarının sıkılaşmasının erişilebilirliği zorlaştırdığını belirtiyor. Özelmacıklı, "Yoğun konut arzı; yol, su ve elektrik altyapısı üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Altyapı yatırımları proje yoğunluğuyla aynı hızda ilerlemezse, bu durum uzun vadede projelerin değerini olumsuz etkileyebilir" diyerek yeni projelerdeki trendlere de değiniyor. Önümüzdeki 1-2 yıllık süreçte piyasada sert bir düşüş beklemediğini söyleyen Özelmacıklı, "Büyümede yavaşlama ve bölgeler arası farklılaşma bekliyoruz. Turizm güçlü kaldığı sürece tatil-kira odaklı segment dirençli kalacaktır. Ancak yatırımcıların mülkiyet tapu güvenliği ve yasal izinler konusunda kapsamlı bir 'hukuki durum tespiti' yapması hayati önem taşıyor" şeklinde konuşuyor.

"DÖVİZLE KAZANDIRAN YATIRIM ROTASI"

Adada dev projelere imza atan Toros Invest Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Bursalıoğlu; "Kıbrıs artık sadece bir yazlık destinasyonu değil; TL ile borçlanıp dövizle kazanabileceğiniz, dünyada eşi benzeri az bulunan bir yatırım fırsatı" diyor. Kıbrıs'ta gayrimenkul geliştirmenin dinamiklerini ve yatırımcı profilini değerlendiren Bursalıoğlu, adanın özellikle Esentepe-Girne hattında yaşanan dönüşümüne dikkat çekiyor. Sınırlı arsa arzı ve küresel talebin birleşmesiyle adanın "Akdeniz'in yükselen yıldızı" haline geldiğini vurgulayan Bursalıoğlu, bölgedeki projelerin artık küresel markalarla taçlandığını söylüyor.

Toros Invest'in bölgedeki vizyon projesi Hilltown Kıbrıs hakkında bilgi veren Bursalıoğlu, bu projenin sadece konut değil, bir "resort yaşam" konsepti sunduğunu belirtiyor. 5 etaptan oluşan projenin en dikkat çekici kısmının ise Taylandlı dev otel zinciri Centara ile yapılan iş birliği olduğunu dile getiren Bursalıoğlu; "KKTC'nin ilk global markalı oteli projemizin içinde yer alıyor. Bu sayede ev sahipleri hem otel konforunda hizmet alabiliyor hem de konutlarını profesyonel bir otel işletme havuzuna dahil ederek yüksek gelir elde edebiliyor" diyor.

"BEYAZ YAKALILAR VE AVRUPALI YATIRIMCILAR VAR"

Projenin birinci etap satışlarının tamamlandığını ve alıcıların büyük bir kısmını Türkiye'den gelen üst segment yatırımcıların oluşturduğunu belirten Bursalıoğlu; Almanya, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerden de yoğun talep aldıklarını ifade ediyor. Bursalıoğlu'na göre Türkiye'deki yatırımcı, Kıbrıs'ı hem enflasyona karşı bir kalkan hem de nitelikli bir tatil evi olarak görüyor.

Kıbrıs'ta konut üretiminin Türkiye'ye kıyasla daha maliyetli ve zorlu olduğuna vurgu yapan Bursalıoğlu; "Üretim maliyetleri hem malzeme hem işçilik anlamında Türkiye'den daha yüksek. Üretmek daha zor ancak satışların dünyanın en yaygın üçüncü para birimi olan İngiliz Sterlini cinsinden yapılması, piyasayı geliştirici taraf için canlı kılıyor. Bu durum yatırımcıya da kur artışından bağımsız bir değer koruması sağlıyor. Hilltown Kıbrıs projemizde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına TL bazlı, sıfır faizli ödeme planları sunuyoruz. Bu, dünyada eşi benzeri olmayan bir fırsat; yatırımcı TL ile borçlanırken sterlin bazında değerlenen bir mülke sahip oluyor ve döviz cinsinden kira geliri elde ediyor" diyor.

Oğuz AKANÇAY / Kıbrıs Türk Turizm ve Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB) Başkanı

"Turizm sektörü, Kuzey Kıbrıs ekonomisinin en stratejik alanlarından biri"

Kuzey Kıbrıs, bakir bir bölge olduğu için gelişmeye açık birçok sektör bulunuyor. Kendi sektörümden yola çıkarak, sağlık ve sağlık turizmi, konaklamalı sağlık tesisleri yüksek potansiyel taşıyan sektörler. Uluslararası akreditasyon için hibe/finansman, tıbbi cihaz ithalatında kolaylık, nitelikli doktor/uzman istihdamında teşvik, sağlık yatırımlarına "izin ve ruhsat" süreçlerinde süre taahhüdü gibi kolaylıklar sağlanabilir. Buna ek olarak, adamız senenin çoğunda güneşli olduğu için yenilenebilir enerji sektörünün mutlaka ilerleyen zamanlarda devlet tarafından daha çok desteklenmesi önemli bir boyut olacaktır. Lojistik yönünden, yine ülkemize büyük katkıları olacağı için limanlarda yapılacak yenilikler, serbest bölge/liman yapısı üzerinden transit ticaret, paketleme, hafif imalat ve depolama konuları devlet planlama örgütü ile daha da geliştirilmelidir ve geliştirileceğine de inanmaktayım. Turizm, Kuzey Kıbrıs'ın doğal talep üreticisi, lojistik ise bu talebi ticarete, ihracata ve istihdama dönüştüren kaldıraçtır. Turizmin tek başına tüketim yaratması yerine, lojistikle desteklenmesi katma değeri adada tutar. Turist, aynı zamanda bir "müşteri ve dağıtım kanalıdır". KKTC; e-ticaret, yerel ürünler ve bölgesel markalar için paketleme, depolama, yeniden ihracat merkezi olabilir. Kurvaziyer ve yat turizmi, turist başına harcaması en yüksek segmenttir ve yüksek lojistik ihtiyacı doğurur. Marina ve liman çevresinde lojistik servis alanları, yat ve gemi tedarikçilerine vergi/gümrük kolaylığı, uluslararası operatörlerle uzun vadeli işletme anlaşmaları da sağlanabilir. Turizm sektörü, Kuzey Kıbrıs ekonomisinin en stratejik alanlarından biridir. Ancak enerji, su ve ulaşım altyapısındaki yetersizlikler, özellikle büyük ölçekli ve nitelikli turizm yatırımlarının önündeki en önemli yapısal engeller arasında yer almaktadır.

Fikri ATAOĞLU / KKTC Başbakan Yardımcısı / Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı

"Türk Kültürünü korumak için çeşitli faaliyetler ve festivaller düzenliyoruz"

2022 yılından itibaren mimari kategorisini koyarak, Kıbrıs Türk kültürel birikiminin ihtiyaçları doğrultusunda yerel dokunun ve kültürel mirasımızın korunmasının önemini vurguladık. Burada tabii ki Kültür Dairesi aracılığı ile, Kıbrıs Türk Kültürünü korumak adına çeşitli faaliyetler, organizasyon ve festivaller de düzenli olarak devam ettik. İklim değişikliğine karşı, kentsel gelişimi ve su kaynaklarını güvence altına alacak uzun vadeli yeşil altyapı projelerinden bahsetmek istiyorum. Yakıt ve Hava Kalitesi Laboratuvarı Şubat 2023 tarihinden itibaren devrededir. Yakıt Kalitesi laboratuvarında ülkeye ithal edilen mangal kömürleri, sanayi kömürleri ve fuel-oil analiz edilmektedir. Ülke genelinde hava kalitesi ölçümleri sürekli yapılmaktadır. Hava kalitesinin sürekli izlenmesinin amacı, hava kalitesinin iyi durumda olduğu yerlerde hava kalitesinin korunması ve ihtiyaç olduğunda iyileştirilmesi, hava kalitesi bilgilerine toplumun erişiminin sağlanması ve hava kalitesi raporları hazırlamaktır. AB finansmanı ile ülke genelinde sürekli Gürültü İzleme Sistemi kuruldu. Bu izleme sistemi sayesinde müzikli eğlence yerlerinden kaynaklanan gürültü başta olmak üzere trafik kaynaklı gürültüde sürekli izlenecek ve gerekmesi halinde alınması gereken tedbirler belirlenecektir. Bu sayede gürültü seviyesi olarak standartların üzerinde olan yerlere daha hızlı müdahale imkânı oluşmuştur. Ayrıca şehirlerin bazı bölgeleri için stratejik gürültü haritaları da hazırlanacaktır. Bu konularda AB'den uzman desteği alınmaktadır ve önümüzdeki yıllarda da bu uzman desteği devam edecektir.

Cafer GÜRCAFER / Kıbrıs Türk Müteahhitler Birliği Başkanı

"KKTC ve T.C. vatandaşlarının konut yatırımlarındaki payı yüzde 30.1"

Sektörle ilgili yanıltıcı bir algı oluşmaması adına fiyat artışını ve arz artışını birbirinden ayırmak gerekiyor. Fiyat artışlarının temel sebebi tamamen ekonomik koşullarımızdır. Ada ülkesi olmanın dezavantajıyla tüm girdilerimiz dövize endeksli ve dolayısıyla maliyetler de döviz bazlı artıyor. Arzdaki yükseliş ise Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları dahil yabancı yatırımcının ülkemize artan ilgisinden kaynaklanıyor. 2021-2024 dönemi verilerine göre, yatırım amaçlı konut alanların başında T.C. uyruklular geliyor. Konut yatırımlarında KKTC ve T.C. vatandaşlarının payı yüzde 30.1 iken, AB vatandaşları yüzde 24.6 ile ikinci sırada yer alıyor. Yabancı yatırımcı profilimiz ağırlıklı olarak Avrupa Birliği ülkelerinden oluşuyor. Ülkemizin tercih edilme sebebi; bakir kalmış doğamız, sakin yeşil bölgelerimiz ve yılın her mevsimi denize girilebilen iklimimizdir. Ayrıca kriminal olayların yok denecek kadar az olması çok kritik bir faktör. Pandemi sonrasında insanlar oteller yerine kendi evlerinde kalmayı tercih etmeye başladı. Yabancı yatırımcı yılın belirli vaktinde kendi evinde tatilini yaparken, geri kalan zamanda airbnb gibi araçlarla mülkünü kiralayarak gelir elde ediyor. Bu model, bölge esnafına da kazandıran, ülke ekonomisine doğrudan döviz girdisi sağlayan bir yapıya dönüştü. Geri dönüş süreleri bölgenin tatil potansiyeline göre değişiyor. Lefkoşa gibi iç kesimlerdeki yatırımlarda ortalama amortisman süresi 12 yıl civarındayken; kıyı şeridinde ve yoğun turist ağırlayan bölgelerde bu süre 8-10 yıla kadar düşebiliyor. Yabancı yatırımcıların öncelikli tercihi de genellikle bu kısa geri dönüş süreli projeler oluyor.

Yalçın ARTUKOĞLU / SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı

"Kıbrıs, stratejik bir yatırım üssüne dönüşmüş durumda"

KKTC'deki fiyat artışı, yoğun talep ve döviz bazlı gelir modeli, Türk yatırımcısı açısından son derece güçlü bir tablo ortaya koyuyor. Kıbrıs artık yalnızca yazlık amaçlı bir alternatif değil; sürdürülebilir getiri sağlayan stratejik bir yatırım üssüne dönüşmüş durumda. SOA Holding olarak bölgede geliştirdiğimiz projelerde yatırımcıya güvenli, şeffaf ve yüksek değerli bir model sunuyoruz. Kıbrıs pazarının önümüzdeki dönemde çok daha fazla ivme kazanacağına inanıyoruz. 2026 ve sonrası, önemli yatırım fırsatlarının şekilleneceği bir dönem olacak. Bölgede yabancı yatırımcı talebinin istikrarlı biçimde sürmesi, döviz bazlı güçlü bir getiri yapısını destekliyor. Aylık 600–850 İngiliz Sterlini (£) aralığında seyreden kira gelirleri, yatırımcılara düzenli ve yüksek getirili bir pasif gelir imkânı sunarken; metrekare fiyatlarında gözlenen yıllık yüzde 14'e varan döviz bazlı değer artışı, piyasadaki büyüme potansiyelini net biçimde ortaya koyuyor. Talebin canlılığı, yeni projelerin hızlı değerlenmesi ve döviz cinsinden geri dönüş avantajı KKTC'yi hem kısa hem uzun vadede öne çıkan güvenli bir pazar haline getiriyor.

Yatırımcıyı cezbeden dört ana faktör

Gayrimenkul Uzmanı Şule Alp, Kıbrıs piyasasını domine eden ve fiyatları tetikleyen ana unsurları şu şekilde sıralıyor:

  1. Yabancı talep: Yatırım yoluyla ikamet imkânı motivasyonu.
  2. Maliyet artışları: İnşaat malzemesi, enerji ve işçilikteki küresel yükseliş.
  3. Nakit alım gücü: Krediye erişim zorlaşsa da nakit alımların piyasayı diri tutması.
  4. Yeşil dönüşüm: Enerji verimli binaların premium fiyatlarla alıcı bulması.

Konut alacaklara beş kritik tavsiye

Kıbrıs piyasasında doğru hamleyi yapmak isteyenler için Şule Alp, stratejik yol haritasını şu maddelerle özetliyor:

  1. Larnaka'yı radara alın: Limassol doygunluğa ulaşırken, Larnaka halen yüksek değerlenme potansiyeli sunuyor. Orta vadeli kâr hedefleyenler için bu bölge stratejik bir fırsat.
  2. Enerji karnesine bakmadan karar vermeyin: 2025 projelerinde sürdürülebilirlik bir lüks değil, zorunluluk. Güneş paneli ve izolasyon gibi yeşil teknolojilere sahip konutlar, ileride çok daha kolay ve yüksek bedelle el değiştirecek.
  3. Kısa vadeli kira getirisi için şehir merkezi: 1+1 ve 2+1 daireler, özellikle üniversite ve iş merkezlerine yakın bölgelerde döviz bazlı nakit akışı sağlamak isteyen yatırımcılar için en güvenli liman.
  4. Hukuki süreçte uzman desteği şart: Kıbrıs'ta mülkiyet hakları ve izin süreçleri titizlik gerektirir. Alım yapmadan önce mutlaka tapu durumunu ve yerel mevzuatı bir uzman eşliğinde kontrol edin.
  5. Lüks segmentte likiditeyi unutmayın: Çok yüksek fiyatlı villalar yüksek prestij sunsa da, acil nakit ihtiyacında satışı daha uzun sürebilir. Portföyünüzü çeşitlendirerek likidite riskini yönetin.

Türk yatırımcılar neden Kıbrıs'a yatırım yapmalı?

Toros Invest Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Bursalıoğlu, Türk yatırımcıların neden Kıbrıs'a yatırım yapması gerektiğini şu maddelerle özetliyor;

  • Dövize endeksli fiyat avantajı; KKTC'de Kira gelirleri ve satış fiyatları GBP üzerinden belirleniyor. Bu, TL karşısında güçlü bir koruma sağlıyor.
  • Değerlenme potansiyeli: Özellikle Girne – Esentepe hattı, son beş yılda döviz cinsinden yıllık ortalama yüzde 35– yüzde 45 değer artışı gösterdi.
  • Dövizle yüksek kira Getirisi: Yılda ortalama 300 gün güneş sebebiyle hem uzun turizm sezonu hem de yüksek turizm potansiyeli ile kısa dönem kiralamada yüksek doluluk ve yüksek kira geliri oluşuyor.
  • Güvenli ve huzurlu yaşam: Bir ada ülkesi olması sebebiyle KKTC dünyanın en güvenli 3. ülkesi ve bize aslında alışık olmadığımız derecede yüksek bir huzur ortamı sunuyor.
  • Türkiye'ye yakınlık: Yaklaşık bir saatlik uçuş süresi ve ile aslında kendi dilin ve kendi kültürünle yurtdışında yaşama ayrıcalığı.
  • Vergisel avantaj: KKTC'de kira gelirleri döviz cinsinden elde edildiğinde kira stopajı yüzde 13'tür. Ayrıca Türkiye ile KKTC arasındaki vergilendirme anlaşmaları gereğince KKTC vergisini ödemiş olduğunuz geliriniz üzerinden Türkiye'de tekrar vergilendirilmezsiniz.

Türklere altı konut izni

Diğer ülkelerin vatandaşları üç konuta kadar alabilirken Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için bu sınır altı adete çıkmakta. Ayrıca konut sahipleri oturum izni alma hakkına da sahipler.

KKTC'de satışı devam eden projeler

Kuzey Kıbrıs tarafında özellikle Türk yatırımcılar için TL ile taksit ve Sterlin bazlı kira avantajı sunan şu projeler oldukça popüler:

*Hilltown Kıbrıs (Esentepe - Girne): Toros Invest tarafından yürütülen projede satışlar devam ediyor. Özellikle Global otel markası Centara işletme modeline dahil olan etaplarda, yatırım amaçlı daireler ve lüks villalar hala portföyde bulunuyor. Türk vatandaşlarına özel sıfır faizli ve TL bazlı ödeme planları sunulması, projeyi şu an en ulaşılabilir kılan noktalardan biri.

*Grand Sapphire Resort & Residences (İskele): Adanın en büyük projelerinden biri olduğu için farklı etaplarda (stüdyo dairelerden 4+1'lere kadar) satışlar sürüyor. Projenin bazı blokları teslim edilmiş olsa da yeni yükselen etaplarda lansman fiyatlarıyla "topraktan" alım imkânı var.

*Courtyard Long Beach (İskele): Kira getirisi odaklı yatırımcılar için ideal olan bu projede de yeni etap satışları mevcut. Bölgedeki yüzde 100'e yakın doluluk oranı sayesinde satılık yerler hızla tükeniyor.

Güney Kıbrıs'taki gözde projeler:

*Limassol Del Mar: Projenin büyük bir kısmı tamamlandı ancak sınırlı sayıda lüks rezidans ve penthouse dairenin satışı hala devam ediyor. Buradaki fiyatlar genellikle milyon Euro seviyelerinden başlıyor.

*Ayia Napa Marina: Bükümlü kulelerde (Twisted Towers) yer alan rezidanslar ve marina içindeki özel villalar satışta. Bu projeler genellikle AB oturum izni veya yüksek prestijli ikinci konut arayan küresel yatırımcılara hitap ediyor.

BİZE ULAŞIN