Etkinliğin açılışını yapan OpenText Türkiye & Azerbaycan Genel Müdürü Hülya Güven konuşmasında, "İş yapış şekilleri değişiyor, teknoloji çok hızlı gelişiyor ve yapay zekâ her şeyi etkiliyor. Ancak işin özünde tek bir şey var: bilgi. Günümüzde fark yaratan unsur yalnızca teknoloji değil; veriyi anlamlandırarak stratejik değere dönüştürebilme yetkinliği" dedi.
"OpenText olarak, bilgiyi yalnızca depolamıyor; işlenebilir, erişilebilir ve karar süreçlerini besleyen akıllı bir yapıya dönüştürüyoruz" diyen Güven "Başarılı kurumlar bilgiyi sadece saklamıyor; kullanıyor, analiz ediyor ve karar alma süreçlerinin merkezine yerleştiriyor. Bugün OpenText'in konumlandığı nokta da tam olarak burası. Bilgi yönetimi, otomasyon, siber güvenlik ve yapay zekânın kesişiminde yer alıyoruz. Amacımız, kurumların bilgiden gerçek iş değeri üretmesine yardımcı olmak. Çünkü artık rekabet, yalnızca teknolojiyle değil; bilginin doğru yönetilmesiyle kazanılacak" diyerek sözlerine devam etti.
Doğru Bilgi Yönetimi
OpenText VP Sales Sandra Tiskens ise konuşmasında, yapay zekâ yatırımlarından değer elde edebilmek için kurumlarda bilginin doğru şekilde yönetilmesi gerektiğini belirterek, "Boston Consulting Group'a göre dünya çapındaki şirketlerin yalnızca yüzde 5'i yapay zekâ yatırımlarından gerçek değer elde edebileceklerini öngörüyor.
Bunun iki temel nedeni var; birincisi kurumlarda bilginin hâlâ bölünmüş ve kesitli yapılarda bulunması, ikincisi ise insanların yapay zekâya yeterince hızlı uyum sağlayamaması. OpenText olarak görüyoruz ki şirketler; bilgilerini bağlantılandırıp dönüştürürken ve güvence altına alırken, çalışanları ve agentları da iş gücünün bir parçası olarak sürece dahil ettiklerinde başarıyı elde ediyor. Çünkü bugün yapay zekâ yalnızca teknolojik bir dönüşüm değil, aynı zamanda iş yapış biçimlerini yeniden şekillendiren stratejik bir değişim anlamına geliyor. İyi veri, iyi şirket demektir ve yapay zekâ ancak bu şekilde gerçek değer yaratabiliyor. OpenText olarak biz buna yaptığımız bütün işlerde 'yönetişim zekâsı' diyoruz" dedi.
Etkinliğin ana konuşmacısı Prof. Dr. Klemens Skibicki de konuşmasında; "Yapay zekâ çağında rekabet avantajı teknolojiyi satın alanların değil, insanı anlayarak süreçlerini ve zihniyetini dönüştüren şirketlerin olacak. Yapay zekâ artık iş dünyasını ve toplumu çok büyük bir hızla değiştiriyor. Ancak bu dönüşümü yalnızca teknoloji meselesi olarak görmek eksik olur. Teknoloji sürekli değişebilir; şirketlerin plan yapabileceği en temel unsur hâlâ insandır. Bu nedenle yapay zekâ çağında asıl mesele, ekipleri ve müşterileri doğru anlamak, süreçleri bu gerçeklik üzerinden yeniden tasarlamaktır. Müşteriler bugün hız, basitlik, kişiselleştirme, sosyal bağ ve erişilebilir maliyet bekliyor. Sanayi dönemi mantığıyla tasarlanmış süreçlerle bu beklentileri karşılamak giderek zorlaşacak. Yapay zekâyı doğru kullanan ve zihniyet dönüşümünü ekipleriyle birlikte gerçekleştiren şirketler, önümüzdeki dönemde daha rekabetçi, daha çevik ve daha müşteri odaklı olacak" dedi.