İDİL TARAKLI/ Geçen haftaya İran, İsrail arasında karşılıklı füze ve savaş uçaklarıyla yapılan saldırılar sonrasında petrol fiyatlarının yüzde 4'e yakın yükselişi ve borsalarda yaşanan satış baskısı ile başladık. Avrupa vadelileri haftaya yüzde 1'e yakın aşağıda Asya borsaları ise yine genel olarak satıcılı bir seyir izledi. Hafta başında İran ve İsrail arasında iki saat arayla karşılıklı olarak saldırıların durdurulduğu açıklamaları küresel piyasalara bir miktar moral kazandırdı. Aktif Brent tipi ham petrol fiyatları 92 dolar seviyelerine geri döndü. Ancak küresel borsalarda ciddi bir iştah yaşanmadı. Haftanın ikinci günü ABD'ye ait bir Apache helikopterinin düşürülmesi ABD-İran gerilimini yeniden arttırdı. Önce ABD, İran'a ait bazı hedefleri vurdu. Ardından İran'ın bölgede üç farklı ülkede yer alan ABD üslerine yönelik saldırı haberleri geldi. Karşılıklı saldırılar ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden kapandığına dair haberlerin ardından ABD'nin saldırıların tamamlandığı açıklaması ile brent petrol fiyatının yeniden gerilediği görüldü. Ardından ABD Başkanı Trump'ın, İran ile bir anlaşmanın çok kısa sürede imzalanabileceği mesajları ile petrol fiyatları 90 dolar altına geriledi. Küresel borsalarda da güçlü alımlar etkili oldu. ABD ve Avrupa vadelileri ile Asya borsaları da belirgin şekilde alıcılı bir trend izledi. İran tarafından ise resmi bir açıklama gelmedi.
Borsa İstanbul ise hafta başında 13.600 seviyelerinin altına sarktı. Ancak sonrasında 13.900'e doğru tepki veren bir piyasa etkili oldu. Para girişi ve yabancı alışları dikkat çekti. Borsa İstanbul'da genel olarak yatay bir seyir etkili oldu. Analistler endeksin 13.600-13.900 bandının yukarı kırılacağını ve 14 bin üzerine yönelim göreceğimizi düşünüyor. 12 aylık BİST-100 endeks hedeflerinin 19.200–19.400 bandına yöneldiğini belirten sektör temsilcileri, endeks bazında yüzde 40'a yakın getiri potansiyeline işaret eden bu hedeflere ulaşma açısından jeopolitik tansiyonun dinmesini ve iç siyasi gündemin seyrinin de takip edileceğini ifade ediyor.
Öte yandan borsa uzmanları SPK'nın, Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin fiili dolaşımdaki pay oranı hesaplamasında düzenlemeye gitmesinin bu haftadan itibaren endeksler kapsamında bazı değişiklikler getireceğine dikkat çekiyor. Sektör temsilcileri bu düzenlemenin de BİST'te hisse bazlı etkilerinin olacağını hatırlatıyor.
Bu haftanın gündemini Fed başta olmak üzere dört büyük merkez bankasının faiz kararları, ABD'de güçlü istihdam ve petrol şoku kaynaklı faiz artışı fiyatlaması endişeleri, mega halka arz dalgasının küresel likidite üzerindeki etkisi ile ABD-İran tansiyonunun petrol fiyatları kanalıyla yarattığı oynaklık oluşturuyor. Yurt içinde ise yabancı akımlarının yönü ve 14 bin bandındaki teknik mücadelenin trendi belirlemesi bekleniyor.
Öte yandan analistler gündemin bu kadar yoğun olduğu dönemlerde hisse fonların ve portföylerine dahil ettiği hisseleri incelemenin yatırımcılar açısından önemli olduğunu söylüyor.
Fonların hisse seçimini, zamanlamayı ve risk yönetimini disiplinli bir karar mekanizmasına devrederek yatırımcıyı hem tek hisse riskinden hem de son yıllarda artan spekülatif fiyat hareketlerinden koruduğunu vurgulayan borsa uzmanları kapalı fonların portföy verilerini yaklaşık bir ay gecikmeli yayınladığını ancak portföylerde süreklilik arz eden hisselere ve hisse değişimlerine yönelik bilgilere ulaşmanın da yatırımcılar için çok önemli bir veri olduğuna da dikkat çekiyor. Buna karşılık hisse senedi yoğun fonlar tarafında tablo çok daha şeffaf. Bu fonlar aylık portföy dağılım raporlarını düzenli olarak kamuya açıklamakla yükümlü olup, yatırımcılar fonların taşıdığı hisseleri ve aydan aya pozisyon değişimlerini TEFAS (tefas.gov.tr) üzerindeki fon analiz ekranlarından takip edebiliyor. Sektör temsilcileri bu noktada en çok ortak hisse taşıyan sağlıklı fiyatlaması olan fonların da gözdesi olan 27 hissenin uygun seviyelerde portföylere dahil edilmek üzere takip edilebileceğini söylüyor.
"YOĞUN MERKEZ BANKASI TAKVİMİNİ İZLEYECEĞİZ"
Bu hafta küresel piyasaların yılın en yoğun merkez bankası takvimlerinden birine sahne olacağını belirten Marbaş Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Erdem Yıldız, haftanın ana gündemini 17 Haziran Çarşamba akşamı açıklanacak Fed faiz kararı oluştururken piyasa beklentisi politika faizinin yüzde 3.75'te sabit bırakılması yönünde olduğunu hatırlatıyor.
Ancak kararın kendisinden ziyade Powell'ın basın toplantısındaki dili ve güncellenecek projeksiyonların kritik olduğunun altını çizen Yıldız, "Sebebini ise ABD'de istihdam verilerinin beklentilerin üzerinde güçlü gelmesi ve petrol şokunun enflasyon üzerinde yarattığı yukarı yönlü baskı, piyasalarda faiz indirimi beklentilerinin tamamen rafa kalkmasının ötesinde, tahvil yatırımcılarının olası bir faiz artışına hazırlandığı bir fiyatlama dinamiğini gündeme gelmesi oluşturuyor. Bu senaryonun güçlenmesi halinde küresel tahvil faizleri kanalıyla gelişen piyasalara yönelik risk iştahının baskılanacağını öngörüyoruz. Fed'in yanı sıra hafta boyunca Japonya Merkez Bankası (16 Haziran), İsviçre Merkez Bankası ve İngiltere Merkez Bankası (18 Haziran) faiz kararlarını açıklayacak olup, özellikle BoJ tarafından gelebilecek şahin bir adımın küresel piyasalar için ek oynaklık yaratma potansiyeli taşıdığını söyleyebiliriz. Veri tarafında Çarşamba günü İngiltere Mayıs TÜFE'si ile ABD perakende satışları, Perşembe günü Philadelphia Fed imalat endeksi ve haftalık işsizlik başvuruları izlenecek. 19 Haziran Cuma günü ise ABD piyasaları Juneteenth tatili nedeniyle kapalı olacak." yorumunu yapıyor.
"MEGA HALKA ARZLAR TRENDİ BELİRLEYECEK"
Haftanın bir diğer önemli temasının, küresel sermaye akımlarını yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyan mega halka arz olduğunu ifade eden Yıldız, "SpaceX, 12 Haziran'da Nasdaq'ta işlem görmeye başlayacak olup pay başına 135 dolar fiyatla yaklaşık 75 milyar dolar toplamayı ve 1.75 trilyon dolar değerlemeye ulaşmayı hedefliyor. Bu boyutuyla söz konusu işlem tarihin en büyük halka arzı olma özelliği taşıyor. SpaceX'in halka arz sonrası performansı aralarında OpenAI ve Anthropic'in de bulunduğu 2026 halka arz takviminin geri kalanı için önemli olacağını düşünüyoruz. Anthropic haziran başında, OpenAI ise 8 Haziran'da gizli halka arz başvurusunda bulunurken toplam değeri yaklaşık 3.6 trilyon dolara ulaşan bir halka arz havuzu oluşturuyor. Bu büyüklükteki arzların küresel likiditeyi kendine çekmesi, mevcut endeks ağırlıklarından yapay zeka temalı yeni kağıtlara doğru bir rotasyon yaratabileceğini ve bunun gelişen piyasa fonlamaları açısından izlenmesi gereken bir risk olduğunu öngörüyoruz." değerlemesini yapıyor.
"YURTİÇİ VERİ TAKVİMİ SAKİN"
Jeopolitik tarafta ise ABD-İran hattındaki diplomatik tansiyon artsa da petrol fiyatlarında hareket alanının kısıtlandığını belirten Yıldız, yurt içinde ise bu hafta veri takvimi görece sakin olurken endeks fiyatlamasını etkileyici majör veri setinin olmadığını hatırlatıyor. Bu ortamda içinde yabancı satışlarının devam edip etmeyeceği, portföy akımlarının yönü ve teknik tarafta endeksin 14 bine karşı vereceği tepkinini önemli olduğunu vurgulayan Yıldız, yabancı tarafında satış baskısının hafiflemesi ve 14 bin bölgesinin hacimli geçilmesi halinde yukarı yönlü hareketin ivme kazanacağını, aksi durumda endeksin mevcut bantta dalgalanmaya devam edeceğini öngörüyor.
Borsa İstanbul'da Mayıs ayındaki görüşümüzü koruyarak, yeni bir siyasi şok ya da sıcak çatışmanın yeniden alevlenmediği sürece aşağı yönlü risklerin sınırlı kaldığını düşünen Yıldız, "Bu çerçevede destek bandını 13.000 seviyesine çekerken, orta-uzun vadeli senaryoda yıl sonu için temkinli iyimserliğimizi koruyor ve 17.500 hedefimizi sürdürüyoruz. Özetle, endeks için alt bantta 13.000, üst bantta 17.500 seviyelerini takip ederken ek bir siyasi şok veya sıcak çatışma olmaması koşuluyla aşağı yönlü risklerin sınırlı kaldığını düşünüyoruz" diyor.
"FONLAR YATIRIMCIYI TEK HİSSE RİSKİNDEN KORUR"
Bu dönemde kapalı hisse fonlar ve portföylerine dahil ettiği hisseleri incelemenin yatırımcılar açısından önemli olduğunu vurgulayan Yıldız,
piyasada kapalı fon olarak adlandırılan yapıların, ağırlıklı olarak hisse senedi taşıyan ancak yeni yatırımcı girişine kapatılmış serbest fonlar ile alımı durdurulmuş hisse senedi yoğun fonlar olduğunu hatırlatıyor.
Serbest fon statüsünün yöneticiye nakit oranını esnetme, türev araç kullanma ve konsantre pozisyon taşıma gibi standart fonlara kıyasla çok daha geniş bir hareket alanı tanıdığının altını çizen Yıldız, "Fonların bireysel yatırımcı açısından önemi bilgi ve takip asimetrisidir. Profesyonel bir fon yönetim ekibi gün boyunca bilanço akışını, KAP bildirimlerini, makro verileri ve küresel gelişmeleri eş zamanlı izleyip pozisyonlarını buna göre güncellerken, mesaisini kendi işine ayıran bireysel yatırımcının bu yoğunlukta bir piyasa takibi yürütmesi zor. Takip eksikliği, bireysel tarafta kararların haber akışının gerisinden ve çoğu zaman duygusal tepkilerle alınmasına yol açarken düşüşlerde panik satışı, yükselişlerde ise geç kalmış alımlar gibi getiriyi aşındıran davranış hatalarına yol açar. Fonlar tam bu noktada devreye girerken hisse seçimini, zamanlamayı ve risk yönetimini disiplinli bir karar mekanizmasına devrederek yatırımcıyı hem tek hisse riskinden hem de son yıllarda artan spekülatif fiyat hareketlerinden korur" diyor.
"VERİLERİNİ BİR AY GECİKMELİ YAYINLAR'
Veri akışının bu kadar yoğun olduğu dönemlerde kapalı hisse fonlar ve portföylerine dahil ettiği hisseleri incelemenin yatırımcılara faydası olacağını ancak bu faydanın doğru okunması gereken bir çerçevesi bulunduğunun özellikle vurgulayan Yıldız, kapalı hisse fonlarının portföy raporları incelendiğinde yatırımcı, tek tek hisse isimlerinin ötesinde fonların sektör ağırlıklarını, öne çıkardıkları temaları ve dolayısıyla performansını kanıtlamış fon yöneticilerinin piyasaya bakış açılarını okuma imkanı bulduğunu belirtiyor. Yıldız, birden fazla fonun aynı sektörde eş zamanlı yoğunlaşmasının ise kurumsal paranın yöneldiği adresi gösterdiğini de kaydederek, "Bu açıdan portföy raporlarını, bireysel yatırımcının kendi araştırma sürecini besleyen ve onu spekülatif alanlardan kaliteli şirketlere yönlendiren bir pusula olarak görmekteyiz. Bununla birlikte kritik bir sınırlamayı vurgulamak isteriz. Bu fonlar portföy verilerini yaklaşık bir ay gecikmeli yayınlar. Aktif yönetilen bir fonun raporlama tarihi ile yatırımcının veriye ulaştığı tarih arasında pozisyonlar değişmiş olabileceğinden, geçen ay portföyde görülen bir hissenin önümüzdeki ay da taşınacağının garantisi bulunmamaktadır. Ancak portföylerde süreklilik arz eden hisselere ve hisse değişimlerine yönelik bilgilere ulaşmakta yatırımcılar için çok önemli bir veridir." diyor.
"TEFAS ÜZERİNDEN DEĞİŞİMLER TAKİP EDİLEBİLİR"
Bu noktada yatırımcıların bilmesi gereken önemli bir ayrıma da değinen Yıldız, kapalı fonların önemli bölümünü oluşturan serbest fonlar, tabi oldukları mevzuat gereği portföy içeriklerini kamuya açıklamama esnekliğine sahipken bu fonların bilgilendirme dokümanları yalnızca nitelikli yatırımcılarla paylaşıldığından, hangi hisseleri hangi ağırlıkla taşıdıklarının dışarıdan birebir takip edilemeyeceğini söylüyor. Dolayısıyla kapalı serbest fonlar özelinde yatırımcının ulaşabileceği verinin, fonun getiri performansı ve genel varlık dağılımıyla sınırlı kaldığını da belirten Yıldız, "Buna karşılık hisse senedi yoğun fonlar tarafında tablo çok daha şeffaftır. Bu fonlar aylık portföy dağılım raporlarını düzenli olarak kamuya açıklamakla yükümlü olup, yatırımcılar fonların taşıdığı hisseleri ve aydan aya pozisyon değişimlerini TEFAS (tefas.gov.tr) üzerindeki fon analiz ekranlarından takip edebilir" bilgisini veriyor.
Yıldız, en çok ortak hisse taşıyan sağlıklı fiyatlaması olan fonlarında gözdesi olan Tav Havalimanları, Kardemir, Anadolu Efes, Migros, İş Bankası, Enka İnşaat, Rönesans Gayrimenkul Yatırım, Mavi Giyim, Coca-Cola İçecek, Anadolu Sigorta, Türk Hava Yolları, Koç Holding, Ereğli Demir Çelik, Tofaş Otomobil, Emlak Konut GYO, Yapı Kredi, Tüpraş, Turkcell, Aselsan, Akbank, Garanti BBVA, Sabancı Holding, MLP Sağlık Hizmetleri, BİM, IC Enterra Yenilenebilir Enerji, Ford Otomotiv ve Koton hisselerinin uygun seviyelerde portföylere dahil edilmek üzere takip edilebileceğini söylüyor.
"Riskli bir oyun!..."
Marbaş Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Erdem Yıldız, bir hissenin kapalı fonların portföyünde olmasının Borsa İstanbul'da son yıllarda değişen yatırım dinamikleriyle birlikte okunması gerektiğini düşünüyor. Klasik çerçevede bir hissenin güçlü fonların portföyünde yer almasını düşük devir hızlı kurumsal sahiplik nedeniyle fiili dolaşımın bir bölümünü kilitleyerek volatiliteyi azaltan ve trendin sağlıklı ilerlemesini destekleyen bir unsur olarak değerlendirildiğini belirten Yıldız, "Ancak güncel piyasa yapısında bu mekanizmanın ötesine geçen, kendi kendini besleyen bir döngünün inşa edildiğini görüyoruz. Kapalı fonların ya da öne çıkan bazı fonların alım yaptığı hisselerde oluşan astronomik getiriler ilgili fonlara olan yatırımcı talebini artırmakta fona giren yeni kaynak aynı hisselere yönlendirildikçe fiyat yeniden yukarı taşınmakta ve yükselen fiyat fon performansını parlatarak döngüyü baştan başlatmaktadır. Bu yapıda getirinin kaynağı bir noktadan sonra şirketin temel fiyatlamasından koparak trend kazançlar ve değerleme yerine momentum ve algı oyunu üzerinden şekillenmektedir. Dolayısıyla fon sahipliğinin trende katkısını çift yönlü değerlendirmekteyiz. Döngü işlediği sürece bu hisselerde endeksten bağımsız güçlü yukarı trendler oluşabilmekte ancak fon akımlarının yavaşladığı ya da yöneticinin pozisyon azalttığı anda aynı mekanizma tersine dönerek, temel değerlemeden uzaklaşmış fiyatlarda düzeltmeler sert ve hızlı gerçekleşmektedir. Özetle, kapalı fon ya da ilgili fonların sahipliğinin hisse trendine katkısının mevcut piyasa yapısında belirgin ancak çift taraflı keskin bir bıçak olduğunu ve riskli bir oyun olduğunun altını çizmek isteriz." hatırlatmasını yapıyor.
Erdem YILDIZ / Marbaş Menkul Değerler Araştırma Uzmanı
"Koton yoğun rekabete rağmen fiyatlama gücünü ve operasyonel esnekliğini koruyor"
KOTON: Koton hızlı moda anlayışını erişilebilir fiyat konumlandırmasıyla buluşturan ve iç pazarda her kategoride ilk üç sırada yer alan öncü bir moda perakendecisi olarak konumlanıyor. Koton'un 35 ülkede mağazacılık, e-ticaret operasyonlarıyla birlikte toplam 70 ülkede faaliyet gösteren
küresel bir operasyon yönettiğini görüyoruz. Şirketin iş modelini kadın, erkek ve çocuk kategorilerini tek adreste buluşturan geniş ürün yelpazesi, esnek tedarik zinciri ve çok kanallı satış yapısı üzerine kurulu dayanıklı ve ölçeklenebilir bir yapı olarak değerlendiriyoruz. Koton'un satış kompozisyona baktığımızda 2025 yılında kadın segmentinin yüzde 62, erkeğin yüzde 22 ve çocuğun yüzde16 pay aldığını, müşteri tabanının ağırlıklı olarak 25-44 yaş aralığında yoğunlaştığını izliyoruz. Koton'a yönelik görüşümüzü şekillendiren temel unsurların başında GCC öncülüğünde sürdürülen dolar bazlı büyüme ve genişleyen ülke ağı geliyor. Faiz indirim sürecinin devamı halinde finansman giderlerindeki azalışın karlılığa olumlu yansımalarını, gerileyen net borç/FAVÖK rasyosunu ve pozitife dönen serbest nakit akışını sağlamlaşan bilanço yapısının başlıca göstergeleri olarak öne çıkararak; şirketin emsallerine kıyasla cazip iskonto yapısını değerleme açısından destekleyici buluyoruz. Büyüme tarafında Koton.com odaklı karlı dönüşümün yanı sıra 2026'nın ikinci yarısında planlanan ABD pazarına giriş ile yurt dışı e-ticaret potansiyelini yeni pazar hedeflerinin somut göstergeleri olarak takip ediyoruz. Apparel Group ortaklığıyla bölge mağaza sayısının orta vadede 60'a ulaşması hedefini GCC büyümesinin ana katalizörü olarak konumlandırıyoruz. Özetle Türkiye'nin en beğenilen kadın markası konumu, esnek tedarik zinciri ve dinamik fiyatlama kabiliyetiyle şirketin zorlu rekabet ortamında fiyatlama gücünü ve operasyonel esnekliğini koruduğunu değerlendiriyoruz. Güncel tema doğrultusunda 28.90 TL hedef fiyat ile 'al' tavsiyesiyle şirketi beğeniyoruz.
FORD OTOMOTİV: Ford Otosan, Avrupa ticari araç pazarındaki güçlü konumu, esnek üretim altyapısı ve artan serbest nakit akışı kapasitesiyle öne çıkan otomotiv şirketlerinden biri olmaya devam ediyor. Şirket, Ford'un Avrupa ticari araç satışlarının yaklaşık yüzde 79'unu karşılayan stratejik bir üretim merkezi konumunda bulunurken, içten yanmalı, hibrit ve tam elektrikli araçları aynı üretim hattında üretebilme kabiliyeti sayesinde talep değişimlerine hızlı uyum sağlayabiliyor. Ford-VW ve Ford-IVECO iş birlikleriyle güçlenen üretim ekosistemi, orta ve uzun vadede ilave gelir fırsatları yaratırken, ağır ticari araç segmentindeki büyüme potansiyeli de şirketin rekabet avantajını destekliyor. 2025 yılında rekor seviyeye ulaşan üretim ve ihracat performansı, Ford Otosan'ın ölçek ekonomisini ve operasyonel etkinliğini bir kez daha ortaya koyarken, net borçluluğun azalması ve serbest nakit akışındaki belirgin iyileşme bilanço kalitesini güçlendiren başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Ayrıca şirket yönetiminin yıl sonu satış beklentilerinde herhangi bir aşağı yönlü revizyona gitmemesi ve üretim adetlerinin hedeflerle uyumlu seyretmesi, operasyonel görünümüne duyulan güveni teyit ediyor. Tüm bu olumlu göstergelere karşın hissenin son dönemde sektör ve piyasa kaynaklı baskılar nedeniyle anlamlı ölçüde değer kaybetmiş olması, mevcut seviyeleri yatırımcılar açısından cazip bir fırsat haline getiriyor. Bu çerçevede Ford Otosan için 187 TL hedef fiyat ile 'al' tavsiyesi veriyoruz.
BOR ŞEKER: Bor Şeker, son yıllarda gerçekleştirdiği kapasite artırımları ve yeni yatırım hamleleriyle geleneksel şeker üreticisi kimliğinden daha entegre ve yüksek katma değerli bir yapıya dönüşmekte. Günlük pancar işleme kapasitesini 10 bin tonun üzerine taşıyan şirket, Adapazarı Şeker'in üretim kotasını devralmasıyla birlikte yurt içi satış hacmini önemli ölçüde artırmaya hazırlanırken, bu büyümenin mevcut tesisler üzerinden ek kapasite yatırımı gerektirmeden gerçekleşecek olması ölçek ekonomisi açısından önemli bir avantaj sunuyor. Yurt içi satışların ihracata kıyasla daha yüksek kârlılık sağlaması, kota devrinin şirketin gelir kompozisyonunu güçlendireceğine işaret ediyor. Diğer taraftan etil alkol yatırımı, güçlü hammadde entegrasyonu ve enerji maliyet avantajı şirketin faaliyet alanlarını çeşitlendirirken, yüksek marjlı yeni bir gelir kalemi yaratma potansiyeli taşıyor. Zorlu sektör koşullarına rağmen korunan operasyonel kârlılık, düşük borçluluk seviyesi ve güçlü nakit üretimi şirketin finansal dayanıklılığını desteklerken, önümüzdeki dönemde üretim hacmindeki artış, etil alkol tesisinin tam kapasiteye ulaşması ve şeker fiyatlarında beklenen normalleşme büyüme görünümünü destekleyen başlıca unsurlar olarak öne çıkıyor. Mevcut operasyonel ivme, ölçek avantajı ve yeni yatırımların sağlayacağı katkılar ışığında Bor Şeker hisselerinde 9.04 TL hedef fiyat ile 'al' tavsiyesi veriyoruz.
Kapalı fonlar;
Piyasada kapalı fon olarak adlandırılan yapılar, ağırlıklı olarak hisse senedi taşıyan ancak yeni yatırımcı girişine kapatılmış serbest fonlar ile alımı durdurulmuş hisse senedi yoğun fonlardır.
SPK, Beta Enerji'nin halka arzını onayladı
Geçtiğimiz hafta Beta Enerji ve Teknoloji'nin halka arzı Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından onaylandı. İzahname sürecinin tamamlanmasının ardından halka arz tarihinin netleşmesi bekleniyor. Beta Enerji halka arzında hisse fiyatı 40 TL olarak belirlendi. Toplam halka arz büyüklüğü ise 2.4 milyar TL seviyesinde. Şirketin halka açıklık oranı yüzde 13.22 olarak açıklandı. Toplamda 52.5 milyon adet lot yatırımcılara dağıtılacak. Taslak izahnameye göre halka arzda bireysele eşit dağıtım yöntemi uygulanacak. Öte yandan halka arz sonrasında 30 gün fiyat istikrarı planlanıyor. Ayrıca 1 yıl boyunca ortak satışı sınırlaması uygulanması öngörülüyor.
Tera Yatırım bireysel yatırımcı pazar payını genişletmeyi planlıyor
Tera Yatırım, Tera Grubu'nun oluşturduğu finansal ekosistem aracılığıyla Anadolu'nun potansiyelini hem sermaye piyasalarına hem de reel sektöre kazandırmayı hedefliyor.
Tera Yatırım Genel Müdürü Emir Münir Sarpyener, Türk ekonomisinin gücüne inanan ve bu inancı yatırıma dönüştüren bir grup olduklarını belirterek, "Hedefimiz bireysel yatırımcı tarafında pazar payımızı daha da genişletmek. Bu hedefimiz doğrultusunda özellikle dijital kanallarda atılıma hazırlanıyoruz. Sermaye piyasalarından reel sektöre aktarılan fon büyüklüğünü artırmaya kararlıyız" dedi.
Halen İstanbul Maslak'taki şirket merkezinin dışında Antalya, Ankara, İzmir, Bodrum/Muğla, Akasya/İstanbul, Kadıköy/İstanbul ve Adana olmak üzere 7 noktada hizmet verdiklerini hatırlatan Sarpyener; bireyselde büyüme hedefi doğrultusunda 5 ve 10 yıllık planlamaları yaptıklarını, 5 yıl içinde en fazla bireysel müşteriye dokunan aracı kurum olmayı hedeflediklerini söyledi.
"Ana odağımızı, dijital yatırım deneyimini uçtan uca sunan, bireysel yatırımcı tabanını Anadolu'yu da kapsayacak şekilde ölçeklendirmiş ve teknolojiyle bütünleşmiş bir model oluşturuyor" diyen Sarpyener, yeni mobil uygulamayı ve algoritmik işlem kabiliyetlerini her seviyedeki yatırımcı için erişilebilir hale getireceklerini ifade etti. Bireysel yatırımcı tabanındaki büyüme ivmesini artırmak için şubeleşme dışında yoğunlaşmak istedikleri alanları anlatan Sarpyener, bu alanları da şöyle sıraladı: "Yapay zekâ destekli işlem platformlarının bireysel yatırımcıların kullanımına sunulması. Yeni mobil uygulama ile müşteri kazanım sürecini kolaylaştırmak. Tera Yatırım'ın geliştireceği mobil uygulama, yatırım haritası çizecek, yatırımcıya yol gösterecek, yapay zeka desteğiyle model portföy önerisi yapacak ve piyasalardaki gelişmelerden hızlı bir şekilde haber verecek. Yakın gelecekte de lansmanını yapmayı planladığımız halka arz öncesi şirketlere yatırım yapma hedefinde olan bir girişim sermayesi yatırım fonu olacak."
Bluefarm Tarım'dan 4,5 milyon euroluk yaban mersini yatırımı
DCT Trading'in bağlı ortaklığı Bluefarm Tarım, Maxis Girişim Sermayesi ortaklığıyla Edirne İpsala'da yüksek teknolojili tarım yatırımının lansmanını gerçekleştirdi. 4.5 milyon euro yatırımla, yaklaşık 265 dönümlük alan üzerinde Bluefarm Tarım Yaban Mersini Üretim Çiftliği'nin kurulması planlanıyor.
Bluefarm Tarım'ı, yalnızca bir üretici olarak değil, 'tarımda dönüşüm lideri' olarak konumlandırdıklarını söyleyen DCT Trading ve Bluefarm Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sadık Ahmet, "Yatırımımız tamamlandığında Türkiye'yi başta Avrupa olmak üzere dünyanın yükselen yaban mersini tedarikçisi konumuna getirirken tarımda ileri teknoloji kullanımında bölgesel bir merkez konumuna yükseltmeyi hedefliyoruz" dedi.
Türkiye İş Bankası'nın iştiraki olan Maxis Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi A.Ş. Karma Strateji Fonu ortaklığıyla Edirne İpsala'da kurulacak olan çiftlik Türkiye'nin ve Avrupa'nın en gelişmiş ve modern yaban mersini üretim çiftliği olarak hayata geçirilmesi planlanıyor. Proje kapsamında yaklaşık 150 bin yaban mersini ağacı dikilmesi hedefleniyor. Tamamen otomasyon tabanlı bir üretim altyapısıyla faaliyet gösterecek çiftliğin; modern tarım teknolojileri, uluslararası tedarik zinciri yönetimi ve stratejik finansman ortaklıklarını entegre eden örnek bir model oluşturması amaçlanıyor. Üretimin tamamen saksılarda yapılmasının planlandığı proje, sulamadan gübrelemeye, bitki sağlığından iklim kontrolüne kadar tüm aşamaların dijital olarak takip edileceği, veri odaklı bir üretim modeliyle kurgulanıyor.
Yüksek katma değerli ve dış talebi güçlü bir ürün olan yaban mersini ile İpsala'nın tarım ekonomisine yepyeni bir yön bir yön kazandıracağını da vurgulayan Sadık Ahmet şunları söyledi:
"İhracat kapasitesiyle Türkiye'nin tarımsal gelirlerine önemli bir katkı sunacak olan bu yatırımla bölgede istihdam sağlayacağız. Özellikle kadın istihdamını destekleyecek olan projeyle aynı zamanda Yunanistan'da başarıyla yürüttüğümüz anlaşmalı tarım modelini, Türkiye'de de uygulayacağız. Bu kapsamda kendi üretimimizi gerçekleştirirken bölgede yaban mersini üretmek isteyen çiftçilere bitki ve malzeme tedariki, eğitim ve teknik danışmanlık, sulama-fertilizasyon protokolleri ile lojistik ve satış desteği gibi uçtan uca çözümler sunmayı; onları da büyüyen pazara dahil etmeyi planlıyoruz. Böylece bölgede sürdürülebilir, ölçeklenebilir ve ihracat odaklı bir tarım ekosistemi oluşturmayı hedefliyoruz."
DCT Trading'in Bluefarm Tarım'ın İpsala'daki yeni yatırımıyla birlikte, Yunanistan'da edindiği yaban mersini üretimi, paketleme ve lojistik alanındaki tecrübeyi Türkiye'ye taşıma fırsatı elde ettiğini de kaydeden Sadık Ahmet, "Yunanistan'da faaliyet gösteren ve ülkenin en büyük yaban mersini üreticisi olan bağlı ortaklığımız Bluefarm IKE, uzun yıllara dayanan üretim deneyimiyle Bluefarm Tarım projesine doğrudan katkı sağlıyor. Bluefarm IKE'nin Yunanistan'daki operasyonlarından elde ettiğimiz yüksek verimli çeşit seçimi, sulama ve besleme protokolleri, hasat yönetimi ile ihracat süreçlerine ilişkin bilgi birikimi ve operasyonel deneyimi, İpsala'daki yatırımımıza entegre ederek projeyi güçlü bir altyapıyla hayata geçiriyoruz" dedi. İpsala'da Avrupa pazarında talebi yüksek olan premium kalite yaban mersini üretimine odaklanacaklarını ifade eden Sadık Ahmet, "Bluefarm Tarım'ın ürün
paketleme ve lojistik süreçleri ise ilk aşamada yine Yunanistan'daki bir diğer bağlı ortaklığımız YAKA IKE tarafından yürütülecek. Böylece üretimden paketlemeye, ihracattan raflara uzanan entegre bir değer zinciri oluşturacağız" açıklamasında bulundu.
BORSA ŞİRKETLERİNDE NELER OLDU?
VBT YAZILIM: VBT Yazılım, SGK'nın veri merkezi altyapısının güncellenmesi, aktif-aktif sistem kurulumu ve sunucu kapasite artırımına yönelik ihalesi kapsamında SGK ile KDV hariç 439.9 milyon TL bedelli sözleşme imzaladı.
İŞ BANKASI: Banka, 659 milyon dolar ve 520 milyon euro tutarında, 367 gün vadeli sürdürülebilir sendikasyon kredisi anlaşması imzaladığını açıkladı.
MEYSU: Şirket, geçmişe dayanan ticari ilişkiler kapsamında kendisi ve ana ortağı aleyhine yaklaşık 50.3 milyon dolar tutarında alacak ve tazminat talebi içeren bir ihtarname tebliğ edildiğini açıkladı. Şirket, söz konusu taleplerin mesnetsiz olduğunu, aleyhine kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığını ve gerekli hukuki süreçlerin başlatılacağını belirtti.
GLOBAL YATIRIM HOLDİNG: Şirket, St. Vincent ve Grenadinler Kruvaziyer Limanı'nın işletilmesine yönelik imtiyaz sözleşmesi görüşmeleri için hükümet ile ön anlaşma imzaladığını açıkladı.
OTTO HOLDİNG: Şirket, ICUGS lider sermayedarına ait yaklaşık 11.3 milyon adet imtiyazlı A Grubu payın satın alınmasına yönelik niyet sözleşmesi imzaladığını açıkladı.
BALSU GIDA: Şirket, Şili'deki üretim tesisi yatırımının ilk fazını tamamladığını, üretim ve ihracat sevkiyatlarına başladığını açıkladı.
GİRİŞİM ELEKTRİK SANAYİ: Şirket, Azerbaycan Karabağ'da kurulacak Cebrayil GES projesinin anahtar teslim kurulumu için 28.3 milyon dolar (1.3 milyar TL) tutarında anlaşmaya vardığını açıkladı. Ayrıca, 79 milyon TL tutarında ihale kazandığını ve sözleşme imzalamaya davet edildiğini duyurdu.
GELECEK VARLIK YÖNETİMİ: Şirket, 203 milyon TL anapara büyüklüğündeki bir tahsili gecikmiş alacak portföyünün ihalesini en yüksek teklifi vererek kazandığını açıkladı.
SASA: Şirket, 415 milyon euro nominal tutarlı paya dönüştürülebilir tahvillerin 412.6 milyon euro'luk kısmı için yatırımcıların paya dönüşüm hakkını kullandığını, yalnızca 2.4 milyon euroluk kısmın nakit itfa edileceğini açıkladı.
ONUR TEKNOLOJİ: Şirket, son dönemdeki hisse fiyat hareketlerine ilişkin kamuya açıklanmamış herhangi bir gelişme bulunmadığını açıkladı.
ÜLKER: Murat Ülker, şirket sermayesinin yüzde 3.06'sına karşılık gelen 11.3 milyon adet payı, paylarının yüzde 91.2'sine sahip olduğu Kökler Yatırım Holding'e pay başına 298.41 TL fiyattan borsa dışında devrettiğini açıkladı.
ANEL ELEKTRİK: Şirket, bağlı ortaklığına ait Anel Yapı İş Merkezi binasının alacaklı bankalar Akbank ve DenizBank'a 55 milyon dolar bedelle satışının genel kurulda onaylandığını açıkladı. İşlem kapsamında muhalif pay sahipleri için pay başına 20.58 TL fiyatla ayrılma hakkı doğacak. Şirket ayrıca, ilişkili taraf konumundaki Anelsis Mühendislik'in 235 bin adet ANELE payını ortalama 104.98 TL fiyattan sattığını açıkladı.
PEGASUS: Şirket, mayıs ayı yolcu istatistiklerini açıkladı. Buna göre, mayıs ayı toplam yolcu sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2.6 azalış, bir önceki aya göre yüzde 7.6 artışla 3.53 milyon kişi oldu.
ALARKO HOLDİNG: Alarko Holding, bağlı ortaklığı Alarko Enerji'nin İstanbul Tuzla'da bulunan 23.570,67 metrekarelik taşınmazının vadeli satışı için Sınırlı Sorumlu Angim Tuzla Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi ile Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi imzalanması konusunda mutabakata varıldığını açıkladı.
RUBENİS TEKSTİL: Rubenis Tekstil, 8 Mayıs 2026 - 9 Haziran 2026 tarihleri arasında yurt içinde 8 şirket ile toplam 2.7 milyon dolar tutarında peşin satış sözleşmesi imzaladığını ve söz konusu anlaşmalar kapsamında sevkiyatların devam ettiğini duyurdu.
RAİNBOW POLİKARBONAT: Rainbow Polikarbonat, Yozgat/Yerköy'deki tarlası ve üzerinde kurulu 3.000 kWe GES tesisinin toplam 125 milyon TL KDV dahil bedelle Fourth Faz Enerji Madencilik'e satışı için sözleşme imzaladığını açıkladı.
BRISA: Şirket, Rekabet Kurumu tarafından 1 milyar TL idari para cezasına verildiğini açıkladı. Cezanın peşin ödenmesi halinde tutarın yüzde 25 indirimle 764 milyon TL'ye gerileyeceği belirtilirken, mevcutta 392 milyon TL karşılık ayrıldığı ifade edildi.
GOODYEAR: Şirket, Rekabet Kurumu tarafından toplam 672 milyon TL idari para cezası verildiğini açıkladı. Cezanın peşin ödenmesi halinde yüzde 25 indirimle yaklaşık 504 milyon TL olarak ödenebileceği, karara karşı tüm yasal hakların kullanılacağı belirtildi. Ayrıca, sermayesinin yaklaşık yüzde 463 bedelsiz artırımla 270 milyon TL'den, 1.52 milyar TL'ye çıkarılmasına ilişkin SPK onayı alındı.
ZORLU ENERJİ: Şirket, Denizli'deki Tekkehamam II JES projesine ilişkin kira sözleşmesinin sona erdirildiğini ve ön lisans iptali için EPDK'ya başvuru yapıldığını açıkladı.
PARK ELEKTRİK MADENCİLİK: Şirketin bağlı ortaklığının mevcut kömür satış sözleşmesini, yıllık asgari 120 bin ton satış taahhüdüyle 1 yıl süreyle uzatıldığını açıkladı.
BURÇELİK: Şirket varlıkları üzerindeki ipoteklerin kaldırıldığını açıkladı.
ALFA SOLAR ENERJİ: Şirket, Astronergy'de gerçekleştirilen 692 milyon TL tutarındaki sermaye artırımına 346 milyon TL katkı sağladığını ve sermayedeki yüzde 50 pay oranını koruduğunu açıkladı.
BORLEASA OTOMOTİV: Şirket, daha önce başvurusunu yaptığı finansal yeniden yapılandırma sürecinin devam ettiğini açıkladı. Sürece ilişkin önemli gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağı belirtildi.
GSD HOLDİNG: Şirket, bağlı ortaklığı GSD Yatırım Bankası'nın sermayesinin tamamı iç kaynaklardan karşılanmak üzere 240 milyon TL'den 1.7 milyar TL'ye çıkarılmasına karar verildiğini açıkladı.
LİDER FACTORİNG: Şirketin bağlı ortaklığı, Akbank'ın satışa çıkardığı 408 milyon TL anapara büyüklüğündeki tahsili gecikmiş alacak portföyü ihalesini en yüksek teklifi vererek kazandı.
DİNAMİK ISI MAKİNA: Şirket, sermayesinin yüzde 334 oranında bedelsiz artırılarak 120 milyon TL'den 520 milyon TL'ye çıkarılması için SPK'ya başvurduğunu açıkladı.
TÜRKİYE SİGORTA: Şirketin sermayesinin yüzde100 bedelsiz artırımla 10 milyar TL'den 20 milyar TL'ye çıkarılmasına ilişkin SPK onayı aldı.
THY: Şirket, mayıs ayı yolcu istatistiklerini açıkladı. Buna göre,
Mayıs ayı toplam yolcu sayısı yıllık bazda yüzde 3.7 bir önceki aya göre ise yüzde 10 artışla 7.9 milyon kişi olarak gerçekleşti. Mayıs ayında yurt içi toplam yolcu sayısı yıllık bazda yüzde 4.1 artış kaydederken, yurt dışı yolcu sayısı yıllık yüzde 3.5 artış gerçekleştirdi. Yolcu doluluk oranı Mayıs 2026 döneminde 2025 yılının aynı dönemine göre 2.9 puan artarak yüzde 84 olarak gerçekleşti.
Mayıs ayında taşınan toplam kargo tonajı ise yıllık yüzde 8.6, bir önceki aya göre yüzde 4 artışla 203 bin ton düzeyinde gerçekleşti.